19 Ağustos 2019 Pazartesi

Yaşama dair her şey...


Hayat sen onun için endişelenmeyi bırakınca daha güzel ve sadece bugünü yaşamaya çalışırken daha da eğlenceli.Yarını yaşamayı,yarına bırakınca çok daha keyifli.Uzun vadede düşünmeden,uzun hedeflerle kafa yorarak yaşamı zorlaştırmadan hayat daha rahat hayatımızda.Daha çok küçükken başlıyor değil mi?Büyüyünce ne olacaksın?Bana bakacak mısın?Sen benim gelinim ol?Sen damadım olur musun?Yavrum büyüyünce çok büyük adam olacak?sorular ve sorularla anlamlandırılan sorumluluklar.Çocukken hep düşündük büyüyünce ne olacağız,büyüdük ve saydığımız mesleklerden ziyade hayat koşullarına göre bir mesleğe sahip olduk yada olamadık.Ama çocukken çok düşündük,
acaba büyüyünce ne olacaktık.Çocuk olmak çok güzeldi oysa;kaygısız ve oyunlarla dünyamız  rengarenk ve keyifliydi.Çocukken büyümeyi çok istedik,çünkü büyümek çok önemliydi oysaki şimdide keşke yine çocuk olsak diye serzenişlerimizle karşılaşan yine biziz.Bize,çocukluğunun tadını çıkar,zaten büyüyeceksin,acele etme,oyun oyna diyen büyüklerimiz olsaydı ve sürekli yetişkin olmakla ilgili konuşmalar yapılmasaydı daha da çok doyardık çocukluk yıllarımıza.Hayat zaten zordu,doğru kararlar vermek ve hayatı şekillendirmek de bize düşecekti zaten yaşam döngümüzde.Ya gençlik.Ne güzel çoşkuluydu,gençtik,kanımız deli akıyordu ama oda geldi geçti.Gençlikte doğru kararlar verdik yada veremedik,şimdi de yetişkinliğimizdeyiz.Artık anlıyoruz ki hayat sürüp gidiyor,bizde sürüklenip gidiyoruz peşinden.Sürüklenip giderken biraz sakin olmak ve hayata makul ve makbul şekilde müdahale etmekte fayda var.Öncelikle fazla fedakarlığı bırakmalıyız.Çünkü fazla fedakarlık yapıp çok fazla değer verdiğimiz her şeyin geri dönüşünün beklentisi bizi daha fazla üzebilir.Ya gerektiği kadar fedakarlık yapmak yada fedakarlıklar karşısında minumum beklentilerle yaşayabileceğimiz yenilgilerden kurtulabilmek mümkün.Sevginin ölçüsü de gerektiği kadar,abartısız,
sevme duygusunu yaşatacak kadar olmalı.İnsanca sevmek kadar,ölçüsünde dozunda yeteri kadar.
Saplantı gibi değil,seveni de sevileni de bunaltmadan.Sevmenin ölçüsünü iyi ayarlamak gerek.
Sevmeyi önemsemek;sevilmeyi önemsemekten daha kolay,kalbimize iyi gelen,memnun eden.
Sürekli yarını hesaplamak da çok yorucu ve hayal kırıklığı orantısı da çok yüksek.Bugünü gerektiği kadar yaşamak eğer kısmetse hayalini kurduğun yarınları yaşamak olmalı istediğin.Çünkü sen hayat için planlar yaparken,hayatta senin için planlamalar yapıyor.Bir anda bütün planların yapboz gibi karışabilir.Böyle bir karışıklıkta bir yıkıntının altında kalmamak için hayatta biraz daha az hesaplayan,planlayan,kurgulayan olmakta daha doğru bir karar.Ne demişler fazlası zarar,azı karar.
Atalarımız yaşamış da söylemiş.Kulak vermekte yarar var.Hayatı yaşarken her şeyi dozunda,
gerektiği kadar yaşamalı ve planlamalıyız.Hayatta geçici zaten bunu unuttuğumuzda,hayatı çok fazla anlamlandırdığımızda hayat daha da üstümüze geliyor sanki.Bırak bazen dağınık kalsın,istediğin kadarını topla,gücünün yettiğince topla.Yada bırak tamamen dağınık kalsın hayat,sen kendini ruhunu dinlendir.Böylece ruhen daha doymuş ve rahatlamış kaldığın yerden devam et.Kararlar alırken yarını çok düşünme,yarın senin istediğin şekillerde karşına çıkmayabilir.Sakince nefes al ve bazen hayatı izle sadece.İzle ve hayatını yaşamaya devam et.İzlerken sadece bakma,hayatını gör bu hayat senin hayatını hissederek yaşa,ev sahibi sensin misafir gibi yaşama hayatı.Güzel ve iyi şeyler biriktir kumbaranda.Mutlu ve keyifli anlar.Pişmanlıklarla,üzüntülerle yorma kendini daha fazla.Her şey insana dair.Olan oldu geçen geçti.Aynı hatayı yapma sadece.Hatalarından ders çıkar daha doğru kararlar ver.Ama şunu unutma yaşam için acele etme,sakin ve dikkatli ol.Hayat böyle daha güzel olacak.Yaşama dair her şey.
Sevil ATEŞ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder