25 Ocak 2021 Pazartesi

Hoş geldin 40 yaşım

Hoş geldin,sevgili 40 yaşım.Kutlamalar bitti madem,otur karşıma da,biraz sohbet edelim seninle?Konuşacak,anlatacak çok şey var,yolculuğumuzun 40'ında hasbihal zamanımız geldi işte.Çok uzun yollardan,yaşanmış bütün yaşlarımı,alıp da geldin ve sen hoş geldin bana.Çok kıymetli bir misafirsin benim için,kendimden bugüne kadar var ettiklerimin,toplamının 40'sın sen.
Eskiden,20 ve 30'lu yaşlarımda,"40" ne kadar çok çokluk demekti benim için.Oysa ki,ne kadar da çok yanılmışım,
çokluğun sayılardan değil yaşanmışlıklardan geldiğini ve olgunluğun ne kadar farklı olduğunu,ben de yeni anladım.
40 yaşım,sen de ki sayısal çokluğu,ben de çok abartmışım galiba.Ama bilmiyordum ki,fark etmenin ve 40 olmanın keyfindeyim şimdi.Çünkü ben de,hayatın bendeki anlamlarını öğrendiğimi,öğrendim tam da bu yaşlarda.
20'lerin soruları yanıt buldu çoktan.
Mezuniyet,iş,eş,çocuk,yaşanılacak yer,yetişkin olma ile ilgili yolculuğumun cevapları netleşti artık,çok fazlaca merak ettiğim geleceğim konulu sorularım azaldı hayata dair.
Bunun rahatlığındayım şimdi,kafam da karışık değil ve hikayemin başında da değilim.
30'lu yaşların meşguliyetleri de azaldı.İş ve ev adreslerimin isimleri belli oldu.Çocukların varlığı ve hayatta onlarla var olmayı öğrenme becerisi,canan olma gibi acemilik ve telaşlarım da azaldı ve ben de tecrübelendim.Anlarsın ya biraz daha sakin ve rahatım artık.
40'lı yaşlarıma geldim şimdi de.Ama çok şey öğrendim,merak ediyorum da,daha neler neler öğreneceğim,akıl geldikçe daha daha neler olacak acaba hayatım da,usanmadım ve de merakla bekliyorum hayat.
40 yaşıma kadar çok şey öğrendim ama en çok da kendimi öğrendim.Güçlü olmayı,kabul etmeyi,hep hayal kurmayı,hep umut etmeyi,planlamalar yapmayı,pes etmemeyi,mutlu olmak için küçük şeylerin varlığını,kendimi çok sevmeyi ve çokça da hayatı umursamamayı öğrendim.Zümrüanka gibi hissediyorum şimdi ,40 yaş bence zümrüanka olabilmeyi öğrenmekmiş aslında.
Sevgili hayat,bana ilk dersin kaybetmeyi öğretmek oldu.Ama bu kaybetmek,beni var edenden,canıma can verenimden geldi.Kaybetmeyi öğrendim senden ilk önce,sevdiklerimden eksilmeyi,
hayatın gerçekliğini,hiç gitmeyecek sandıklarımı,bir parçası olduğum ve yaslandığım duvarlarımın,
tutunacak dallarımın yokluğunu kabul etmeyi tecrübe ettim.Uğurlamaların,acı dokunuşlarını yaşadım.
Güçlü olmayı öğrendim.Haksızlığa uğradığımda,aslalarımla kavgaya tutuştuğum da,bitti artık dediğim ama bitirmediklerimden nefret ettikçe,benim güçsüzlüğümün başkalarının tesellisi olduğunu gördükçe,güçlü olmayı,öğrendim.Kapattığım kapıları açmamayı,ikinci şanslarla vakit kaybetmemeyi,herkese hak ettiği gibi davranmayı da deneyimledim böylece.
Mutlu yaşamayı öğrendim.Kendim için.Kıymet bilmeyi ve şükretmeyi unutmamayı da.Kendimi gerçekleştirerek hayatımı yaşamayı da öğrendim.Temizlik yaptım biraz,önemlilerimin tozunu aldım,gözümün önüne dizdim,önemsizlerimi de çöp poşetinde hayatımdan çıkardım.Fedakarlıkların fazlasının bıkkınlığından,pembiş rüyalardan,evet ve tamam demenin yorgunluğundan kurtuldum.
Hayır demeyi öğrendim ben,yıllar sonra.
Her daim hayal kurmayı öğrendim.Hayaller olmadan anlamı yoktu,hayatın onu da fark ettim.Kendim için,çocuklar için,gelecek için gerçekliğe dair hayaller kurdum hep.Hayal ettikçe,evrenin gücü ile yeniden yeniden büyüdüm.Büyümek için hep hayaller kurdum,hayaller kurdukça da hep büyüdüm zaten.Maneviyatımla meşgul olmayı hediye ettim kendime,huzurun keyfini yaşamayı keşfettim.
Pes etmemeyi öğrendim,bazen ısrar etmeyi,bazen tekrar tekrar denemeyi,bazen de ertelemeyi öğrendim.Ama pes etmemeyi,neden,niçin,niye ve nasıllarla tekrar tekrar denemeyi,kendime tekrar tekrar şans vermeyi öğrendim.Hayat cesurlara torpil geçiyorsa,ben de cesaretle yarenlik edebileceğimi öğrendim.
Planlamalar yaparak hayata tutunmayı öğrendim.Ama çok büyük planlamalar yapmanın sorumluluğundan kurtulup,anı yaşamak için sadece saatlik,günlük planlamalar yapmayı öğrendim.
Bugünün tadını çıkarıp,yarını düşünmeyi yarına bırakmayı öğrendim.
Kendimi çok çok sevmeyi öğrendim.Yaratılmaya layıktım madem layıkıyla yaşamanın lezzetini fark etmeyi öğrendim.Umursamamanın keyfinde,içimden geldiği gibi kendime layık yaşamanın kıymetini iyice idrak ettim.Okumayı,yazmayı,yürüyüş yapmayı,kahve içmeyi,sevdiklerimle kahkahalar atmayı, içimdeki çocuğun sürekli dışarıda gezinmesini,sonbaharı,cananlarımı,iyi demlenmiş çayı,işimi,lezzetli tatların tadını çıkarmayı,haksızlığa ve saçmalıklara karşı sivri dilli olmayı,affetmek ile ilgili zorlandığım tarafımı,dozu fazla olan gururumu,iyi ve kötü taraflarımı,benim olan her şeyimi çok sevmeyi öğrendim.
İnsanı azalttım hayatımdan,insanoğlu çiğ süt emmişti,öyle olduğunu kabul ettim ben de.Yaptığım her şeyi için hiç kimseden,hiç bir beklentiye girmeden,ben istediğim için yaptıklarım olduğunu kabul ettim.Beklentiye girmemenin ve beklentilere karşılık verme zorunluluğunu hissetmememin sonsuz rahatlığını öğrendim.
Hoş geldin 40 yaşım.39 yılda ben seni,senden öğrendim,iyi ki geldin.Geceden sonra gelen gündüzler de,karanlığa değil aydınlığa yürümeyi de öğrendim.Biliyor musun,bana şimdi çok çok akıl getirdin sen ve hayatın keyfindeyim artık,yeni hikayelere,yeni başlangıçlara da hazırım,her şeyi olduğu gibi kabul etmeye de.Dile kolay,40'ın aklına geldim.Şah ve mat.

23 Ocak 2021 Cumartesi

Yaşamanın avuntusun da geçiyordu, zaman.

Yaşamanın avuntusunda geçerken  günler,

Yaşamdan bezmemek içindi,belki de gündüzler,

Geceler de de ,bir uyku hali, hayattan vazgeçişken

Sayılarla,sıralamaların akışına,kapılmış gitmişti hayat.

 

Sabahlar,akşamlara kavuştukça,

Geceler de uykuya teslim oldukça,

Gün,hafta,ay,yıl dizildikçe art arda,

Avuntulara,dair gün sayıları da çoğalmaktaydı.

 

Yaşamak,sayılara kendini adamışken,

Hayaller,umutlar,planlar adanmışlıklara,uyum sağlamışken,

Yaşamak, hep yarını düşlemeyi tembihliyorken,

Geçmiş de, gelecekle arkadaşlık ederken,  

Yaşamanın avuntusunda geçiyordu zaman.

 

17 Ocak 2021 Pazar

Bazen bir yerde bir hikayemiz başlar.

 

Bazen bir yerde bir hikayemiz başlar. Hikayemiz başlarken hissederiz aslında o yerdeki hikayelerin bize nasıl hissettireceğini.

Hissetmek yetmez ama , yaşanmadan tamamlanmaz hikayeler. Her hikaye başlamalı, yaşanmalı ve bitirilmelidir.

İşte bu yüzden, evrende sana dair olan ve henüz yaşanmayan hikayelerin yaşanması ve eksiklerin tek tek tamamlanmasını beklersin ve hissettiklerinle de yüzleşirsin çoğu zaman.

Hikayelerin sırlı bir yazılmışlıkla , kendi içindeki bütün parçaları yapboz gibi tamamlandığında biter.

Hikayelerin sonu mutluysa hikayeni yaşandığın o yerleri seversin ayrılamazsın, mutlu değilse eğer sevemezsin ,gitmek istersin o yerlerden.

Sevemediysen eğer, bir gün o yerle ilgili bütün hikayelerini bitirir ve yeni hikayeler için yeni yerlere gitmek istersin. Olmamıştır, olamamıştır. Tebdili mekanın ferahlığını arar durursun.

Bulduğun yerde ise yeni hikayelere başlamak ve devam edecek olan güzel bir hikayede olmak istersin.Bazen bir yer arar durursun işte, yeni bir hikayeye başlamak için. Bulduğun bu yer senin yeni hikayenin başladığı yerdir artık. Kendi hikayeni bulduğuna inanana kadar, hikayeden hikayeye gezintin devam eder.

Hikayelerinde  farklı bakmayı da öğrenirsin. Sarı yaprakların birlikteliğindeki kırmızı, mor,yeşil yapraklar olabilmeyi öğrenirsin bazen.Aslında biz kadınlar hayatımıza sahip çıkmalı,yaşamayı başkalarına yada yarınlara bırakmamalıyız.Bu yüzden hayatımızda yeni dilekler,yeni umutlar,yeni hayaller,yeni başlangıçlar olmalı her daim.Hayatımız bizim en önemli rolümüzü oynadığımız film gibidir,ana karakter de biz olduğumuza göre hayatımızı kendimiz için,kendimize göre yaşamaya çalışmalıyız.Hayat bir var oluş ise var oluşumuzun hikayesini anlatmak da bizim hayattaki duruşumuz ve yaşamdaki uğraşlarımızla ilgilidir.

Hayat bizden mücadele,emek,çaba,iyilik ve pozitif enerji ister.Hep direniş içinde,hayata baş kaldırı gücünü var edebilmeliyiz ruhumuzda.Bardağa dolu tarafından bakabilmeyi ve doğrularımızla var olmayı gerektirir hayat yolculuğumuz.Üç yapraklı yoncaların arasında dört yapraklı yoncayı bulmak için uğraşmak gibidir hayatlarımız.Hep beklenti ve daha iyisini,güzelini,özelini elde etme tercihlerimiz de; şekillendirdiğimiz hayat filmimizin fragmanlarıdır.Kapattığın sayfayı yeniden açmamak,başkaları için değil kendin için yaşamak,bazen biraz bencil,gerektiğinde zamanlarda narsist,varyemezlikten uzak,fazlasıyla kendin ve sevdiklerin için yaşamayı gerektirir hayat.Role girmelisindir,hayat hikayenin filmsahnelerinde.Her duyguyu,her rolü kendine göre tecrübe etmelisin kendince.

Hayatının hikayesinin,yazarı da oyuncusu da sensin.


5 Ocak 2021 Salı

Yeni yıllar neden bu kadar mutlu ediyor?

 Yeni yıllar neden bu kadar mutlu ediyor?

Değişen rakamları kutlamak..Cevabı da çok basit aslında,hayat devam edip giderken yeni umutlara,yeni başlangıçlara duyulan ihtiyaçlar yada hayalleri dillendirmenin keyfine varmak.Aslında değişen sayılar bize bir şey getirmiyor bunun hepimiz farkındayız.

Çocuklar için mutlu haberler,en çok istedikleri şey oluyor büyüyorlar.Peki ya yetişkinler, umutlarını yada hayallerini gerçekleştirmek için yeni başlangıçlar yapabiliyorlar mı?Başarıp da istediklerini elde edenler bu yıl çok şanslıydım inancı ile değişen rakamlara pozitif enerji gönderiyorlar.Oysa ki her olan evrenin ve insanın birlikteliğindeki uyumda.Gerçekten istemek,belki çokça hayal etmek,bunlarla yetinmeyip çaba harcamak.

Şans,aslında insanın kendi benliğinde.Kalpten gelen ve en samimi olan avuçlarımızdaki dualarımızda. Şans denilerek elde edilenler de insanın ulaşmak için harcadığı emekte gizli.Uzun süren bekleyişlerin sonuçlarına ulaşma zamanlarının adının söyleniş biçimi.Ve hayatın adaletinin tecellilerini yaşamak bazen.Ataların dediği gibi,iyilik yap iyilik bul,kötülük yap kötülük bul.Hayatın özetindeki değişmeyen kuralların döngüsüne girmek.Ya olmayanlar.Olmayanlar için yine umut var zaten.Değişecek rakamları beklemek yine umut etmek,hayalleri dinlendirmek.

Yeni yıl.Yeni olan her şey güzeldir,çekicidir,farklıdır. İnsanoğlu yeniyi sever,yenilik değişikliktir.Bu yıl yeni yıla girerken yeni şeyler istemek aklımıza gelmedi,çoğumuz eskilerimizi istedik.Evrene gönderdik,sağlık,mutluluk,koronasız günler.Ne az şey istedik.Aslında ne çok şey istediğimizi en iyi biz biliyoruz.

3 Ocak 2021 Pazar

Korona da biz...

 Ne kadar çok değişti hayatımız.Bazen gerçek mi değil mi, diye halen aklımızı yokluyoruz.Sanki akıl almaz bir rüyadan uyanacak yada hiç uyanamayacak gibi hissediyoruz.Çin'de bir virüs salgını diye başlayan haberlerden sonra geldiğimiz noktayı idrak etmekte halen zorlanıyoruz.Önce özgürlüklerimizi,rutinlerimizi kaybettik.Sonra yaşam alanlarımız küçüldü ve bizler bunlar geçecek diye bekledik umutla.Maskeler hayatımızın olmazsa olmazı oldu,sokakta bütün insanları maske ile görmek ne kadar da farklıydı,ona da alıştık.

Korona bitmedi ama bize daha da çok yaklaştı,yanı başımıza geldi,ailemizi,sevdiklerimizi bizden ayırdı.Kayıplar vermeye başladık en yakın taraflarımızdan.Bu yaşananların gerçekliği ve tuhaflığı arasında bir yerlerde kaybolduk.Korona bitmedi,panik ataklar arttı,mutsuzluklar,umutsuzluklar arttı. Tükenmişlikler yaşadık.Yine de her gün bir sabaha uyanıyorduk, hayat devam ediyordu.Endişelerimiz ellerimizde,zihnimizde,ceplerimizde her tarafımızda bizimleydi.Ama her güne mutsuz uyanmak,her günü endişe ile yaşamak,panik olmak en çok bize zarar veriyordu.Bu yeni yaşam düzenine alışmak ve kabul etmek ancak bu süreci daha kolay hale getirebilirdi.En çok da meşgul olmak.Kendimize ayıramadığımız zamanlarımızda yapmak istediklerimiz bizi teselli edebilirdi.

Teselli gerekti bize.Umut edebilmek için,her yeni güne başlayabilmek için,şükür etmeyi öğrenebilmek için. Şımarıklık da yapmamak gerekti;bu süreci çok zor geçiren,çok fedakarlık yapanları düşünmek lazım geliyordu mutlaka.Büyük kayıplar yaşayanları hissetmek lazımdı,acıları tarif edilemezdi ki. Kurallara uymayanlara duyarsız kalmamak lazımdı.Empati en çok da empati lazımdı hepimize.

Bize gerekenleri unutmamak gerekiyordu.Geleceği güzel hayal etmek gerekti.Hayaller kurmak ve sabırla beklemek lazımdı bize.Önceki hayatları düşünmek lazım gelirdi.Teknoloji yoktu,sohbetler vardı.Kitaplar yoktu anlatmak vardı.Hazıra konmak yoktu,el emeği vardı.Sabır vardı,yokluk vardı.Varlığın kıymeti vardı.Üretim vardı.Sen de üretmeye devam et yada yeni başlayanlardan ol.Kendi için üretmen gerekmiyorsa eğer yaşam için,başkaları için üret.Bir faydan olsun insanlara.Evinin önüne bir kap yemek ,bir kap su koy mesela.Balkonuna ekmek kırıntıları bırak her gün.Çocuklar için bebekler ör.İhtiyacın olmayanları ihtiyacı olanlara ulaştır.Yardıma muhtaçlara yardım et.En kolay olanlardan başla.Daha saymaya gerek var mı,iyi hissedeceğin bir şeyler yap artık.

Hayat ,oflamalarla  puflamalarla renklenmiyor değişmiyor işte anla.Sen bir kaç renk dahil et hayatına.Sınırlı bir alanda, sınırlı bir ortamda yap bunu.Yapanlar nasıl da yapıyor bir baksana etrafına,yine de her güne mutlu uyanan,her gün şükredenler,sabır edenler var.Onlar nasıl başarıyorsa sende başar.Seyirci olma,uyumlu ol.