14 Ağustos 2020 Cuma

Psikolojimizin sınavdan geçtiği bir dönemdeyiz hepimiz.

Psikolojimizin sınavdan geçtiği bir dönemdeyiz hepimiz.
Geriye dönüp bakınca geçirdiğimiz bu süreç bizi sınavda gibi hissettirirken,cevaplara hakim olmadığımızı ve soruların hiç bilmediğimiz yerden geldiğini fark ettirdikçe bazen tükendiğimizi de hissediyoruz.
Çin de korona adında bir virüs çıkmıştı ve haberlerden izlediğimiz,bize çok uzak olduğunu düşündüğümüz bu virüs bütün dünyada salgına dönüşerek,bütün endişelerimizle birlikte ülkemize de geldi.
Okulların tatili,sokağa çıkma yasakları,covid 19 tedbirleri derken şaşkınlıkla beklemeye başladık.Normal ne zaman tekrar bizim olacaktı.
Hayatımıza yeni kelimeler,yeni yaşama biçimleri dahil oldu.Sabırla beklemeye devam etmemiz gerekiyordu.
Kendimizi tanıdığımız ve yaşamımızı yaşamayı öğrendiğimiz günden beri öğrendiğimiz her şey alt üst olmuştu.
Haberler,istatistikler,evde yaşam,uzaktan eğitim,kendine dönüş derken yeni normal geldi.
Çok mutlu olduk,normal bize yeni normal olarak yaklaşıyordu.
Bu sıkıntılı günlerden sonra yeni normale kucak açtık.
Sürekli konuşulan senaryolar,tahminler,gidişat,salgının tekrardan hortlaması,yeni çözümler bu günlerde bizi tekrar sarstı.
Normale kavuşacağımızı zannederken yeni normalle kala kaldık yine.Belki de yeni normalimize de veda etmemiz gerekebilir.
Herkes mutsuz.Bazıları umutlu,geçecek ama yaşamamız gereken devam eden bir süreç içindeyiz diyor.
Bazıları umutsuz bu bir başlangıç daha zor günler yıllar bizi bekliyor diyor.
Koşuşturmacalarımızı özledik,planlar yapmayı,şikayet ettiğimiz bütün rutinlerimizi özledik.Ne kadar kıymetli olduklarını anladık,onları çok özledik.
Endişelerimiz çoğaldı,karmaşadan yorulduk,belirsizliklerle gerildik evet psikolojik bir sınavdan geçiyoruz hep beraber.
Her şey gerçek olamayacak kadar hayallerin ötesinde bir hikaye gibi ama bu bir gerçek yaşam hikayesi oldu bize.
Bugünlerde psikolojimizi korumalı yeniden umuda tutunmalıyız.Buna çok ihtiyacımız var.
Sorular çok zor,cevapları da bilmiyoruz ama bir sınavdayız.
Sadece üretken olmak kurtaracak bizi.Öncelikle Covid 19 kurallarına uymak,ailemiz için,evimiz için,kişisel gelişimimiz için üretken olmak kurtaracak bizi.
Rutinlerden yapmayı ertelediklerimizi yapmak,kendimizi telkin etmek ve evrene olumlu düşünceler göndermek,duaların şifasına sığınmak,ihtiyacı olanlara yardım etmek belki de bize en iyi gelecek.
Ailemiz için yapamadıklarımız,yetiştirmeyi ertelediğimiz çiçekler,evdeki öğretmen olmak,kısa yürüyüşler,okumaya devam edeceğimiz kitaplar bize iyi gelecek.
Psikolojimizin sınavdan geçtiği bir dönemdeyiz hepimiz.


13 Ağustos 2020 Perşembe

Covid 19 süreci kurallarını önemseyenlerin neden oldukları...

Eğitim sadece okulda verilemeyeceğini Covid 19 süreci ile hep beraber gördük.Eğitimin ailede başladığını da.Koskocaman yetişkinlere maske kullanımı,covid 19 tedbirlerini öğretemediğimiz bu süreçte yine eğitimden eksilmek zorunda kaldık.Oysa ki en büyük ihtiyacımız eğitim eksikliğimiz zaten.
Özdenetim,otokontrolün küçük yaşlarda ailede verilmesi ve okulda desteklendiğini biz biliyorduk ama size anlatamadık.
Toplumumuzda; eğitimi,çocuk terbiyesini,akademik başarıyı okul ve öğretmenlere yükleyenlerin de, basit kurallara uyum sağlamada bile ne kadar zorlandıklarını gördük.
Öğretmenlere yatıyor diyenler,bizleri dert edineceklerine kurallarla yaşamaya uyum sağlasalardı da bizde okullarımıza kavuşsaydık ,bizim derdimizden onlarda üzülmeselerdi bu kadar keşke.
Bencillik,ben duygusunun getirdiği son noktadayız şimdi.
Biz ile büyüyemeyen,sorumluluk verilmeyen,kurallara uyum göstermede zorlanan kocaman bir aileyiz ama hepimiz birbirimizden bihaberiz.Başarıya ulaştık,okullar açılmıyor.
Sahillerde,plajlarda,düğünlerde,sokaklar da covid 19 sürecinden önceki hayatını yaşayanlar tebrikler size,okullar açılmıyor,başarınızla gurur duyun.Sadece sorun okulların açılmaması değil,virüsü yaygınlaştırarak aldığınız günahlar.
Hastalığı bulaştırdıklarınız,eğitimine engel olduklarınız,sağlık sektörüne verdiğiniz hasarlar liste çok uzun daha.
Eğitim şart,eğitim şart,ama eğitim ailede başlar,eğitimde ilk rol modeller ve doğru örnekler aile bireyleridir.
Ben memleketime bile gitmeyi göze alamazken,tatile çıkamazken,sosyal hayatımı oldukça sınırlamışken,hem mesleğime hemde çocuklarımın eğitim hayatına sekte vuran herkese hakkımı helal etmiyorum.Bütün hakların bedelini nasıl ödeyeceksiniz?Mutlu musunuz?Kime söylüyorum ki?Zaten anlasaydınız bunları da yapmazdınız .Çok eğitimsizsiniz çook.

11 Ağustos 2020 Salı

Okullar açılacak mı? Veli kaygı durumları!

Okullar açılırken veli kaygı durumları
Okullar açılsın mı,açılmasın mı?Veliler bu konuda oldukça kaygılı ve süreci merakla takip ediyorlar.
Hepimizi ilgilendiren ama  nelerle karşılaşacağımızı bilmediğimiz bir süreçteyiz.
Uzun süredir normalimizden uzaklaşmak ve özgürlüğümüzü küresel bir soruna dönüşen bir virüse kaptırmış olmak zaten hepimizi çok yordu ve üzdü.
Çocuklarımızın en temel hakkı olan eğitim hakkını da elinden alan bu virüsle birlikte, durumu telaffi etmek için uzaktan ve online eğitim süreçlerine dahil olduk.
Bu sırada bütün anlatılanlara,açıklamalara rağmen koronavirüs tedbirlerine uymayan yetişkinlerin sorumsuzca davranışları nedeniyle,yaz tatili boyunca da virüsün yayılımı ile tedirgin olmaya devam ettik.
Tatil süreci boyunca ,özellikle yeni normal sürecinde toplumun büyük bir kısmı kuralları unutup korona yokmuşcasına sürece oldukça duyarsız yaklaştı,salgının devam etmesine neden oldular.
Bir taraftan da bu süre zarfında yuva,kreş,etüt merkezleri gibi özel kurumlarda eğitim başladı ve Covid 19 tedbirleri ile eğitim ortamlarına normal seyrinde devam ediyorlar.
Sırada devlet kurumlarında başlangıç yapmak.Veliler tedirgin ve kaygıları devam ediyor,çünkü bilinmezliklerle tereddütler de artıyor.Öncelikle ailelerin kendi kaygılarını kontrol altına almaları ve durumu yönetebilme ile ilgili çözümler üretmesi çok önemli.Eğer anne- baba panik halinde ve kaygılıysa çocuklar da kaygılanabilir.Özellikle okul öncesi dönemdeki çocuklar,bu durumları somut olarak anlamlandıramazlar ve olayları ebeveynlerinin davranışlarına bakarak yorumlarlar,taklit ederler,hatta daha fazla olumsuz duyguyla baş etmeye çalışırlar.Ebeveyn kaygılı,endişeli ve stresli ise çocuk da benzer bir tutum içine girerek,psikolojik olarak etkilenir.
Eylül ayı yaklaşırken eğitim ile ilgili çözümler aranıyor.Farklı gelişmeler ile ilgili farklı senaryolar,planlamalar yapılıyor.Çözümler için sürekli çalışmalar deva ediyor.Belki de bazı gruplar için okullar açılacak.Düşünülen grup en küçük yaş grupları olabilir.Aileler hem çocukların okula devam etmesini istiyorlar hem de korona virüs ile ilgili kaygıları ile baş etmeye çalışıyorlar.Hiç bir şeyi umursamayan bir grupta var maalesef ki en tehlikeli grup bu grup,bu grup gözle görmedikleri virüsü yok sayarak yaşamaya devam ediyorlar.Çoğu insan da korona virüs önlemlerini bırakmış durumda ve çocuklar dışarıda,her yerde aslında.Halen kurallara uyan kendini ve çocuğunu korumaya çalışan duyarlı olan başka bir grup daha var.Ama bu grubun içinde oldukça kaygılı,çok endişeli ve stresli olan ailelerde mevcut.
Peki okullar açılınca ne olacak?
Okullar açıldığında çocuğunuz okula devam edecek grubun içinde yer alıyorsa,okullar ve öğretmenler bakanlığın belirlediği kurallara göre sürece başlangıç yapacaklardır zaten.
Bütün öğretmenlerin öncelikli konusu hijyen,maske kullanımı,bireysel çalışmaların ön plana çıktığı eğitim programları olacaktır zaten.Öğretmenler çocuklardan daha çok risk altında ve onlar sınıflarda öğrencilerle Covid 19 eğitimine de önem veren olacaklardır.Yanı sıra öğretmenlerin,ailelerin bilgilendirilmesi ve eğitimi ile de ilgilenmeleri gerekecektir çünkü;asıl önemli olan çocukların okul dışında evde,ailede,kendi sosyal çevrelerinde koruyucu önlemlere dahil olup olmadıklarıdır.
Şimdi okul hayatında özellikle küçük yaş grupları ile;özel el yıkama etkinlikleri,maskelere uyum sağlama çalışmaları,bireysellik,dezenfekten ürünleri kullanma,temizlik,havalandırma,açık hava etkinlikleri  gibi çalışmaları daha da  fazla yer alacaktır.Küçük çocuklar kurallara daha iyi uyan,normalleştiren bir gruptur aslında,önemli olan aile tutumlarıdır. Bu süreçte velilerde daha da dikkatli olmalı,hem kendi çocuğu ,hem de diğer çocuklar ve okul çalışanları için Covid 19 ile mücadelede üstüne düşeni yapmalıdır.

Bu süreçte önce ebeveynlerin kendi kaygı süreçlerini doğru şekilde yönetmeleri gerekmektedir.
Çocuklar anne ve babalarından dinledikleri,gördükleri ile duygularını kendi iç dünyalarına göre şekillendirip kaygıları ile baş etmeyi öğrenmektedirler.
Bu yüzden veliler öncelikle aşağıdaki durumlara dikkat etmelidir.
- Bilgi edinme:Coronavirüs hakkında doğru kaynaklardan bilgi almak.
- Dinleme:Çocuklarını dinleme ve görüşlerine saygı gösterme.
- İzin verme:Çocuğun salgın hakkında merak ettiklerini istedikleri zaman sormasına izin verip,çocuğa uygun mantıklı cevaplar verme.
- Normalleştirme:Salgın hakkında aşırı kaygılı ve üzgün görünmemeye dikkat etmek,doğru rol model olmak.
- Güven verme:Gerekli önlemleri aldığınızı ve almaya devam edeceğinizi göstermek
- Rahatlatma: Her zamankinden daha ilgi,yakınlık ve şefkat gösterme.
Öğretmenlerin,Covid 19 sürecide evde olmaları ve uzaktan eğitim yapmaları bilinçsiz insanlar tarafından tatil anlayışı ile dile getirildi.Oysa ki;öğrencilerinden ayrı kalan öğretmenler,yüz yüze yapamadıklarını uzaktan eğitim ile yapmaya çalışarak süreci yönetmede ailelere ve öğrencilerine yardımcı olmaya çalıştılar.Hiç bir öğretmen,tatil diye adlandırılan bu evde kalışta mutlu değildi çünkü herkes gibi onlarda normal hayatını çok özlüyor ve okullarına dönmek istiyorlardı.
Süreç nasıl gelişecek,ne olacak henüz belli değil ama panik,korkuya kapılmadan bekleyeceğiz.Her duyduğuna inanmak,abartmak,sürekli kaygılanmak da bize iyi gelmeyecektir.Gelişmeler bize ne gösterecek.Hep beraber öğreneceğiz.


10 Ağustos 2020 Pazartesi

Neden kadın cinayeti?

Bugün yine bir kadın veda etti hayata.Bu haberler olağanlaşmaya başladı,neredeyse ve bu durum gerçekten çok korkutucu.Kadın cinayetine tepki gösterenler de hep kadınlar yine.Bu duyarsızlık neden?bu durum toplumsal bir yaraya dönüştü çoktan.
Kadın cinayeti haberleri mi bu cani erkekleri cesaretlendiriyor,ben de yapabilirim mi diyorlar?Rol model mi alıyorlar?Bir cesaret mi geliyor?Erkeklik egoları bünyelerin de gereğinden fazla mı,nedeni nedir ya?
Birine bu kadar mı muhtaçsın da,ya benim ya toprağın diyorsun,sen neyin kafasını yaşıyorsun?Dinini mi bilmiyorsun,bir cana kıyamazsın.Kültürünü mü bilmiyorsun kadın senin en kıymetlin.Kendine mi özgüvenin mi yok,bir insana bu kadar kafayı takıyorsun.Bir kadınla bir ilişkiyi sürdüremiyorsan normal şekilde yolunu mu ayırmaya becerin mi yok?
Neden bu katil olma merakı?Öldürmek nasıl bu kadar kolay?
Tüm bu cinayetlerin nedenini,niçinini bilemeyiz,kim suçlu,kim suçlu değil,nasıl bir olay içindeler onu da bilemeyiz ama gerçek şu ki,toplumda katil olma potansiyeli taşıyan ve bunu normalleştiren bir kesim var.
Kadın cinayetine ılıman bakan,kim bilir kadın ne yapmıştır diyen hastalıklı beyinler de aramızda gezerken kadın olmak mı tek suç.
Olmuyorsa olmuyordur,herkes yoluna gidip ve hayatını sürdürebilir.Kime kimseye muhtaç değildir,kimse kimsenin olmazsa olmazı da değildir.Önce bunu öğretmek gerek.
Nasıl bir idrak bu?Katil olmaya ve ölüme bu kadar yakın olmak?
Ne kadar da .............anlatacak söz bile bulamıyorum artık...

2 Ağustos 2020 Pazar

LAL OLDUM SANA HAYAT

LAL OLDUM SANA HAYAT
Lal oldum hayat sana ,sustum artık.
Kelimelerin de benim içinde anlamı yok artık.
Duymadın duymayacaksın anladım be hayat,
Lal oldum,artık içimden gelmiyor yeni kelimeler.
Eskilerine bile kavuşamamışken,yoruldum be hayat,
Hep yarım kalmışlıklarla,hep yamalarla uğraşırken ben,
Sen zaferini kutla,
Eksiklerine de tamlarına da,ses etmem artık.
Lal oldum sustum,kelimelerin de benim içinde anlamı yok artık.
Konuştuklarımı duymadın,susunca duyacak mısın ?
İster duy,istersen duyma,lal oldum sana hayat,
Gençliğin umudu,heyecanı,hayalleri de yok artık,
Lal oldum sustum,artık içimden gelmiyor yeni kelimeler.
Oluruna bırakmak mı?budur sessizlik,
Umursamaktan mı yorulmak mı?
Kabulleniş mi?
Nedir bu sakinlik?
Lal oldum hayat sana sustum artık.
Ben böyle de mutlu olurum elbet,
Küsmedim sana,suskunluklarla anlaşalım artık.
Lal oldum sustum,kelimelerin de benim içinde anlamı yok artık.