23 Eylül 2020 Çarşamba

Korona ile değişen hayatlarımıza uyum sağlamak zorundayız

 Uyum sağlamak zorundayız

Değişen hayatlarımızı yaşıyoruz bu günlerde.Ne kadar da güzelmiş normali yaşamak dediğimiz günlerdeyiz.Ah o rutinlerimiz ve ah o eski günler.Değişen her şeye alışmayı öğrenmeyi öğreneceğimiz dönemlerdeyiz.Plan yapamıyoruz,kararlar veremiyoruz,belirsizliklerle yaşamaya devam ediyoruz.Ama bize en kötü gelecek şey umutsuzluğa kapılmak aslında.Hepimiz normali istiyoruz ama normal bize nasıl gelecek cevabı yok. Normallerimiz hatta rutinlerimiz değişecek gibi görünüyor.
Daralmanın zamanı da değil,her çözümsüzlüğün içinde çözümlerle devam etmeyi öğrenmek zorundayız.
Rollerimiz çoğaldı,evlerdeki öğretmen,sokaktaki duyarlı vatandaş,teknolojik insan olmak zorundayız.Uyum göstermeyi öğrenmedikçe mutlu olmamız da imkansız.
Hobilerimizi,alışkanlıklarımızı,keyif aldıklarımızı farklılaştırmamız gerektiğini öğrendik,öğrenmek yetmiyor ama uygulamada isteksiz olursak hayat bizi yormaya devam edecektir.
İnsan olarak kendimizi ve iç dünyamızı geliştirmemizin,ailemiz hatta tüm dünya için daha fazla fedakarlık yapmamız gerektiğinin de farkındayız.Dünyada yaşanan ilk salgın bu değil ve belkide son da olmayacak ki dileğimiz olmamasıdır ama bunu yaşayan nesil olduk.O korona gidecek,elbet gidecek.Uğurlamak için hayaller kuruyoruz.O gidene kadar üretici,bilinçli,gelişime açık olmaya devam etmek zorundayız.
Sağlık çalışanlarından sonra en büyük görev yine,üretmeye devam eden diğer çalışanlara,eğitim konusunda öğretmen ve ilgili anne-babalara düşmektedir.

Yine Eylül.Yine hazan.Korona ile gelen ilk sonbaharımız

Korona ile gelen ilk sonbaharımız bu;

İlkbaharı yaşamadan, yazı da bitirip,sonbahara geldik umutla.Umutlarımız çiçek açmadan sararan yapraklara döndü.Yine de inatla yeni umutlarla ilkbaharı karşılamak bizimle olsun.Hayaaaaat...
Bu Eylül yapılacak ve yaşanacaklarımız var, çünkü hayat ne getirecek,ne götürecek artık iyice karmaşaya neden oldu yaşamak.
Bu Eylül sadece çay,kahve,kitaplar değil yapılacaklar.
Yağmurları bekliyorum şemsiyesiz yürüyüşler yapmak için.
Rengarenk yaprakları bekliyorum ,dokunmak ve hayran kalmak için.
Rüzgarları bekliyorum,özgürlüğümü hissetmek için.
Kuru yapraklarla oynamak,su birikintilerinden zıplamak,şiirler yazmak sonbahara,kahve yada çay eşliğinde yağmuru seyretmek,
Gökkuşağı görmek ve çocuk gibi sevinmek,
Her anın tadını çıkarmak ve küçük mutluluklar,
Okuluma gitmek ve sağlıklı olmak
Herkesin sağlıklı olduğunu görmek istiyorum
Sonbahar sanatçı mevsim,hayatımıza küçük mutluluklar getir bize,büyük büyük değil küçük küçük mutluluklar getir.
En büyük mutluluk sağlık,bize sağlıklı günler getir.


Üzülmeyin,Okul öncesi öğretmenlerim,neden derseniz?

 Sosyal medyada hep üzgün,unutulmaktan kırgın, önemsenmemekten muzdaripsiniz ama üzülmeyin,boşverin.Ben size sizi anlatayım,Mart ayında başlayan corona virüs sürecinde uzaktan eğitim de en güzel uygulamaları sizler de yaptınız.Her gün velilerinize eğitim bültenleri hazırladınız,gruplarda ve sosyal medyada kendinizi geliştirmek ve en öğretici eğitim materyallerine ulaşmak için çalıştınız,bunları öğrencilerinize aktarmak için sınıf gruplarında oldukça aktiftiniz.

Eba zorunlu olmasa da, Eba'daki sınıflarınız da eğitimler yapıp,olmayan canlı dersleriniz için farklı programlarda öğrencilerinize ulaşmaya çalıştınız.Velilerinizi ve öğrencilerinizi uzaktan eğitime devam etmeleri için sürekli motive etmeye çalıştınız.
Okul öncesinin önemini anlatmaya çalışmaktan vazgeçmediniz.Sanıldığının aksine,lisans mezunu olduğunuzu,hatta eşit ağırlık puanı ile öğretmenliği kazandığınızı,kpss'ye girdiğinizi,diğer öğretmenlerle aynı süreçlerden geçerek öğretmen olduğunuzu usanmadan anlattınız.
Siz zaten çok yetenekli ve çok beceriklisiniz.
Sınıfta biraz ressam,biraz dramacı,biraz deneyci,biraz anlatıcı,biraz matematikçi,bazen tiyatrocu,biraz beslenme uzmanı,bazen oyuncu .........daha yazamadıklarım varsa da,çoğu veliniz ve öğrenciniz için okul öncesi dönemde yaşam koçu olup bütün hayatlara dokundunuz.
Hopladınız,zıpladınız,kahkahalar attınız öğrencilerinizle,en sevimli ve en mutlu yine siz oldunuz.
Öğretmenliğin keyfini en çok siz çıkardınız galiba,içinizden geldiği gibi,çocukça ve en doğal halinizle.Bunun keyfi paha biçilemez elbette.
Duydum ki etwinningte de en yoğun çalışan gruptaki öğretmenlerdensiniz,daha ne olsun.Başarılı projeler yürütüp harika eğitim çalışmaları uyguladınız.
Velilerinize ve öğrencilerinize sürekli rehberlik ettiniz,eğitimini aldığınız çocuk psikoloji ve tecrübelerinizle öğrencileriniz de hep kazanımlarla ilerleme kaydetmeye çalıştınız.
Bence çok değerlisiniz,siz kendi kıymetinizi bilin,biz bizi biliriz,her branşta olduğu gibi iyi yada kötü örnekler vardır ama bence okul öncesi öğretmeni ilk göz ağrıdır ve eğitimin temelidir.
Bunu bilmek ve uygulamak da bize yeter zaten.