24 Kasım 2020 Salı

Babamdan sonra...

Her sabaha kalbim acıyarak uyanıyorum babam.Boğazım düğüm düğüm hep.Eksik hissediyorum,
biliyorum ki bu eksikliğim tamamlanmayacak.Sen gittin,ben yarım kaldım.On yedi yıl önce evden ayrıldım,uzaklara gittim.Ama sen oradaydın,ben sana uzak olsam da sen hep ordaydın.Bir telefon kadar uzaktın bana,şimdi ayrı dünyalardayız,dilerim ki orada mutlu ve huzurlu olursun.
Şimdi bende anneyim baba,iyi olmam gerek biliyorum.Anneler ve babalar metanetli olmak zorundalar.Ama acıyor kalbim,acın çok taze.
Dua ediyorum sana,en çok da türkülerini dinliyorum.Ne çok severdin türkü dinlemeyi babam,bana mı miras bıraktın.Dinledikçe ağlıyorum babam,durduramıyorum kendimi.
Neden diyorum bu zamansız gidiş,bütün gidişler kabul edilmeye uygun değil insan tarafımıza ,ben neyi sorguluyorum,onu da bilmiyorum ki zaten.
Çok güçlü sanırdım kendimi,acılarla rekabet eder,onları mat ederdim,hiç bir acının beni eline geçirmesine izin vermezdim,bunu da senden öğrenmiştim.Annem ne kadar umursamazsın kızım,sen mutlu bir hayat yaşayacaksın derdi.Doğruydu da.En zor günlerimde kolayca ayağa kalkıp,hayata meydan okudum  hep.Sende öyleydin babam,senden öğrendim.
Hayatın; hayatı ciddiye almamakla,küçük mutluluklarınla,dostlarınla,şakalarınla geldi geçti.
Ben güçlü olmayı,hayatı ciddiye almamayı,her zaman gülümsemeyi senden miras aldım.
Gençlik resimlerine bakarken,derin bir iç çekerdin babam.
Ne taraftarı olduğun bir futbol takımı ne de siyasi bir partin vardı.Hiç bir konuda abartın olmazdı.Bunu da senden öğrendim.Herkesi her şeyi olduğu kabul etmeyi.Bir tek türkülerin vardı,vazgeçemediğin
Pes etmemeyi,boş oturmamayı,sürekli üretmeyi de senden öğrendim ben.Geç kaldığın her şeye yetişmek için tekrar tekrar çaba harcamayı da.
Çok düzenliydin,dağınıklık sevmezdin hiç babam,onu da miras bıraktın bize,bütün çocuklar şimdi çok fazlasıyla düzenli.Bunu hepimize alışkanlık bırakıp gittin babam.
Sen çok farklıydın babam,kendi farklılıklarını bile fark etmeden göçüp gittin bu dünyadan.
Şimdi sana bu yazdıklarımı okusaydım ne çok mutlu olurdun,beni ne kadar iyi tanımışsın derdin,tebessüm ederdin.
Seni yazdığım için benimle gurur duyardın,varlığında  konuşulmayanları yokluğunda yazmak içimi acıtıyor babam.
Hastaydın,aradığımda,niye hiç şikayetlenmedin babam,niye hastalığına bile tamah ettin.Gel kızım demedin,ben geldim ama seni getirmedim babam,sen gitmeye karar vermiştin sanki.
Ben hep umutla bekledim,umutların tükenmesine bile izin vermedim,gelecek dedim,gelecek, ama sen gelmedin .
Sen yoğun bakımda yaşam mücadelesinde iken biz;çaresizlikle,sabrımızı yoğurup dualarla umut ederek bekledik seni
Bütün duygularımızın karmaşasıyla artık duygularımız da hissedemez olduğumuz ve acıdan uyuştuğumuzu fark ederek bekledik seni.
Yaşadıklarımız algılamaya çalışan zihnimizin bunlar gerçek mi,değil mi diyen sorgularının cevapları ile yüzleşmeye çalışarak bekledik seni.
Çaresizliğe inat eden umutla ,tükenmişliğe inat eden sabırla ,neden demek yerine kader diyebilmenin tesellisiyle bekledik seni.
İlk kaybedişi,ilk çaresizliği,ilk vedayı yine senden öğrendik.Senden ne çok şey öğrendik,emanetlerin emanetimdir,sen rahat uyu babam.







Babam

 Hep seni düşünüyorum biliyor musun,hissediyor musun babam,

Elim kolum kalkmıyor yerinden,ne çayın,ne yemeğin tadı var günlerdir,
Gözlerim acıyor,en sevdiğin türküleri dinliyorum,hep seni düşünüyorum,
Seni düşünürken ne çok benzerliğimizi buldum bir bilsen babam,
Annem duymasın ama ben en çok sana benzemişim,
Özlemedin mi evini,mahallede oyalandığın terzi dükkanını,
Seni soranları,Celal amca gelecek diyenleri de mi duymuyor musun,
Hep şakacıydın,yine mi şaka yapıyorsun,ama bu çok acıtıyor babam,
5 kız çocuğunu bir erkek çocuğuna emanet ederek gitmişsin,yoğun bakıma,
Girdiğin yoğun bakımdan neden çıkamıyorsun babam,
Oysaki sen hiç yerinde duramazdın,hep bir iş bulurdun kendine,yatmaktan da mı yorulmadın,
Daha çok planın vardı,oğlundan torununu sevecektin,onları da mı unuttun,
Ben buradayım,hep arkandayım kızım derdin onu da mı unuttun,
Mahalledeki beslediğin kedi köpekler dükkanın önünden ayrılmıyor onlar için de mi gelmeyeceksin,
Fakir fukaranın terzi işlerini kim yapacak şimdi,onları da mı düşünmüyorsun,
Annem evde tek başına,oturduğun koltuğa bakıyor,akşam eve geliş saatini bekliyor yine,
Durumu kritik diyorlar,bizi çok üzüyorlar,üzülmemizi istemezdin hani,
Hepimiz duayla sabırla bekliyoruz gel artık babam gel.