19 Eylül 2019 Perşembe

SEVGİ SEVENLE İLGİLİ..

Seni seviyorsam kendim için ve kendime göre seviyorum. Seni severken,sevebilmenin keyfini yaşamayı seviyorum belki.Sevebilmek bence daha büyük bir beceri.Ben sevebilmeyi seviyorum.Çünkü sevmek,sevebilmek benimle ilgili.Sevmeyi şu an seninle seviyorum ve bu benim tercihim.Ama istersem eğer sevmeyi senden alabilirim.Daha fazla sevilecek başka değerlerim olunca senin sevebilmenin keyfinden vazgeçip,başka sevgilerimle de sevmeye devam edebilirim.Bu farklı sevgiler belki de daha kutsal,daha candan,daha canan olabilir.
Fark ettinmi bilmem ama sevmenin kontrolü bende ve düzenli kontrollerde sevginin dozunu ayarlayan da benim.Sen benim sevgimle,ben istediğim için seviliyorsun.Sevgime bu kadar fazla değer yüklemen beni mutlu ediyor.Ama seven benim,sevilen de sensin.Sevilebilmeni sağlayan da benim.Sevilen olmak başka birinin sevmesini gerektirir bilmez misin?Ben istersem sen sevilen olamazsın ki.Sevilmenin kıymetini bil
isterim.
Bir de sırrım var,seni ne kadar çok sevsem de,insan doğası ben kendimi de çok sevdim.Bunu hiç fark etmedin belki ama ben kendimi bildim bileli,en çok kendimi sevdim.Sen hayatımda sevdiğim,sevmeyi istediklerimin içinde yer aldın sadece.Kendime olan sevgimden,senden bile kolayca vaz geçebilirim.Sen benim için benden önemli olamazsın.Sevgi arsızı olma.Sevilmenin değerini bil.
Hayatımızdaki bütün sevgi arsızlarına gelsin bu yazı.Sevmek,sevebilmek çok güzel ama kontrol yine de sizde olsun.Sevmek sevenle ilgilidir.

Sevil ATEŞ

15 Eylül 2019 Pazar

BİR KÖY OKULU HAYAL EDİYORUM

Bir köy okulu hayal ediyorum.Küçücük,doğayla iç içe,yemyeşil ağaçlarla çevrili,sevimli mi sevimli,önünde çeşmesi olan,bahçesinde bir kaç oturak,tertemiz bir köy okulu hayal ediyorum.O köy okulunda öğretmen olduğumu hayal ediyorum.Öğrencilerin bilgisayar,tablet,telefonla büyümediği,hazır gıdalarla vücut kimyalarının bozulmadığı,dünyanın kendilerinin için var olmadığını,sadece dünyada var olan varlıklardan biri olduklarını bilen çocukların olduğu bir köy okulu hayal ediyorum.Yanakları al al,meraklı gözlerle öğretmenine sevgiyle bakan,eğitime öğretime hasret kalmış,utangaç ama mutlu köy çocukları olsun istiyorum.Okula yürüyerek gelen,çantalarında ekmeklerine peynir sarılmış beslenmeleri olan,köy çeşmelerinden su içen,çocukluğunu özgürce yaşayan çocuklar olsun istiyorum.Her şeyden çabucak sıkılmayan,sürekli eğlence aramayan,dinleyebilen,anlayabilen,öğrenmeye hevesli,gayretli çocuklar olsun istiyorum.Bir köy okulu hayal ediyorum,öğretmenine sonsuz saygı duyan,çocuklarına köle olmayan,sürekli çocukların psikolojini düşünmeden hayatlarını da sürdürebilen anne ve babaların veli olduğu bir köy okulu hayal ediyorum.Öğretmenini koşulsuz seven,kır çiçekleri götüren,şekere çikolataya,oyuncağa doymamış doyamamış çocukların olduğu bir köy okulu hayal ediyorum.Pohpohlanmadan,şımartılmadan,nerede nasıl davranması gerektiği öğretilmiş,kuralları hemen anlayan ve uygulayabilen,bencilliği öğrenmemiş köy çocuklarının olduğu bir köy okulu hayal ediyorum.Öğretmenlerin yarışmadığı,bir numara ben olmalıyım egosunu taşımadığı,dostluğun ve arkadaşlığın yaşandığı,öğrenciler ve okul için beraber hareket ettikleri bir köy okulu hayal ediyorum.Okul idaresinin her sınıfla eşit derecede ilgilendiği,eğitime eğitimciye değer verdiği,velilerin okulun yanında olabildikleri kadar destek olduğu,öğrencilerin içinde mutlu olduğu,öğretmenin bıkmadan usanmadan mesleğini yapabileceği bir köy okulu hayal ediyorum.Bir köy okulu hayal ediyorum.O köydeki okulda öğretmen olduğumu hayal ediyorum. Sevil ATEŞ



13 Eylül 2019 Cuma

DÖRTTE BİR SİLGİ

Kadın her zaman alışverişe gittiği kırtasiyeye yine gitmişti.Çocuklarının okul alışverişini hiç ihmal etmiyor gereken her şeyi alıyor,kredi kartını çıkarıp ödemesini yaptıktan sonra evine dönüyordu.O gün yine kırtasiyeye gitti,kırtasiye kalabalıktı.Sonra yine uğrayabilirim diye düşünüp tam çıkacakken bir kız çocuğunun konuşmalarını duydu,duydukları karşısında şaşkın donakaldı olduğu yerde.Kırtasiyede satış yapan sevimli kızın yanında iki çocuklu bir anne vardı.Anne çaresiz ve endişeli çocuklarına bakıyor abla olan kız çocuğu erkek kardeşine, arkadaşım sana evdeki eski kuruboyalarını getirecek onları kullanabilirsin,o yüzden kuruboya almayalım diyordu.Küçük olan erkek çocuğu başıyla tamam dedi ablasına.Ellerinde iki çocuğa ait okul ihtiyaç listesi ve gözlerinde çaresizlik olan bir aileydi onlar.Satıcı sevimli kız şaşkın ne yapacağını bilmeden onlarla ilgilenmeye çalışıyor ama yüzündeki ifadesi oldukça üzgün görünüyordu.Bu durumu izleyen ve anlamaya çalışan diğer kadın kalakalmıştı yerinde.O sırada silgi de almayalım dedi erkek çocuğu,elindeki eski ve dörtte biri kalmış silgiyi göstererek.Silgim de var dedi.Durumu seyreden,ne olup bittiğini anlayan,ağlamaklı olan kadın,satıcı kızı işaretle yanına çağırdı.Satıcı kız her zaman alışverişe gelen bu kadını çok severdi,yavaşca yanına gitti diğer müşterilerinden müsaade isteyerek.Kadın satıcı kıza hemen aklındaki soruyu sordu.Bu aile bu alısverişi karşılamayabilir,bana öyle görünüyor,ben öyle anladım dedi kelimeler boğazına düğümlenerek.Ben onlara yardımcı olmak istiyorum dedi.Bir dakika dedi satıcı kız,çocukları ile bekleyen anneye sordu.Bu yanınızdaki bey neden geldi?Anne cevap verdi,ben köyden geldim,ona kitapçı sordum o getirdi bizi buraya dedi.Sonra yine diğer kadının yanına gidip yanlarında bir bey vardı,hesabı o mu ödeyecek diye sordum ama o sadece adres göstermek için gelmiş dedi.Tamam sorun değil ben ödemek istiyorum dedi yine kadın.Satıcı kız şaşkın önce anneye soralım mı dedi?Kadın tamam dedi.Satıcı kız anneyi çağırdı.Kadın kenarda bekliyordu,anneye gülümsedi,sessizce,merhaba dedi,çocuklarının okul alışverişini ben ödeyebilir miyim?Karşısındaki anneyi üzmemek için başka nasıl soracağını bilemedi.Her şey çok hızlı olmuştu.Anne olur dedi kadına,zaten bizim durumumuz kısık alamayacaktım çoğunu.Tamam dedi kadın.Siz alışverişini yapın rahatça.Ben halledeceğim ödemeyi.Satıcı kızın yüzüne bir mutluluk geldi duyduklarından sonra.Kadın kırtasiyede beklemek istemedi.Rahatça alışverişlerini yapsınlar diye anne ve çocukları yalnız bırakmak istiyordu çünkü.Satıcı kıza eğilip ben şimdi gidiyorum bir saat sonra gelip ödemeyi yapacağım siz şimdi alışverişi halledin dedi.Kız tamam dedi ve kadın kırtasiyeden çıktı.Kadın sarsılmıştı,bir taraftan da mutluydu.Eğer dedi ben bugün onlara tesadüfen rastlamasaydım o iki çocuk nasıl alacaklardı ihtiyaçlarını.Allaha şükretti bu fırsatı kendisine verdiği için.Kendi çocuklarını düşündü,onların eskimiş ve dörtte biri kalmış bir silgiyi bu senede kullanabilirim demek zorunda kalmadığını düşündü.Gözleri doldu,o anneyi düşündü.Çaresiz bakışının altındaki yokluğu düşündü.Hayat adil değildi.Bütün çocuklar mutlu olmalıydı.Rabbine tekrar dua etti,fark edilmesi gerekenleri fark edebilecek gözlere göster dedi yine içinden.Aradan bir saat geçti kadın kırtasiyeye döndü.Satıcı kıza gülümseyerek ödemeyi yapmak için geldim dedi.Kredi kartını çıkardı.Satıcı kız olan biteni kırtasiyenin sahibine anlatmıştı zaten,o da bizimde bir katkımız olsun diyerek karını almadan malzemelerin hesabı çıkarmışlardı.Kadın gülümsedi,iyiliğime ortak mı oluyorsunuz yani,dedi.Evet dedi satıcı kız,kredini kartını aldı kadının ve ödemenin kalanını posttan çekiverdi.Satıcı kız kadına mutlu ve müteşekkir bakarak konuşmaya başladı.Ben o aile için çok üzülmüştüm,ellerinde bir defter vardı yazacak doğru düzgün sayfası yoktu yinede yenisini almayalım idare edelim diyordu çocuklar.Eğer siz gelmeseydiniz ben bir şekilde ödeyecektim.Bu yaptığınız için teşekkür ederim dedi kadına.Kadın gülümsedi bende rabbime teşekkür ettim onları benim karşıma çıkardığı için.Vedalaşıp kırtasiyeden ayrıldı.Bugün ne güzel bir gün dedi,iki çocuk mutlu olmuştu.Bunu düşününce yüzüne bir tebessüm yayıldı,kendini iyi hissediyordu.Gerçek bir hikayedir.
Sevil ATEŞ