26 Aralık 2019 Perşembe

Sevgili Cin Ali



Sevgili Cin Ali'yle yıllar sonra tekrar görüştüm bu akşam.Aradan 30 yıl geçmiş.Biz yine buluştuk.Benim ilkokulda ilk okuduğum kitap serisiydi Cin Ali.Oğlum okurken ben de heyecanlandım yeniden.Bunu bende çocukken okumuştum dedim.Oğlum şaşırıp sende mi çocukken okudun anne dedi.Tüm seriyi inceleyip Cin Ali'nin atından başladık.Cin Ali çok komik görünüyor diyen oğlumla gülüştük.Yaş almanın keyifli zamanlarından biriydi Cin Ali ile buluşmak.Mutlaka Cin Ali sizinde hayatınıza girmiştir.Cin Ali hikayeniz var mı sizinde benim gibi.Sonraki yıllarda ilkokulda kütüphanecilik koluna seçilmiştim.Çok severek yapıyordum kol görevimi.Sanırım kitaplara derin bağlılığım o zamanlarda başladı.Sınıftaki öğretmen dolabındaki tüm kitapları okurdum.Ama yetmemeye başlamıştı bir süre sonra.Aklıma aileme kitap alın demek de gelmemiş hiç, nasıl ve ne zaman akıl ettim halen hatırlamıyorum şehir kütüphanesine üye oldum kendi kendime.Sanırım ilkokul son sınıfdaydım.Tek başıma gidip üye olmayı da kendim yaşamıştım.Kocaman bir şehir kütüphanesiydi ve çok fazla kitap vardı.Uzun uzun rafların arasında özenle kitaplar seçerdim.Kütüphaneye gidip gelip kitap alıp okuyup değiştirip kitaplarla meşgul olurdum.O zamanın çocukları bizler hayatta her işimizi kendimiz yapardık yada ben öyleydim bilemiyorum ki geçmiş zaman.Okumak alışkanlığa,zevke ve tutkuya dönüştü yıllar sonra.Günde 400 500 sayfa okuyor ve okumaktan usanmıyordum.Şimdi okumak benim için lükse dönüştü.İlkokul beşinci sınıfta komposizyon yarışmasında okuluma birincilik getirmiştim.Bana Dede Korkut hikaye kitabı armağan etmişlerdi ve tüm okul beni alkışlamışti.O an zihnimde hiç kaybolmadı. Komposizyon dersimiz vardı lisede de ama öğretmenimiz çok sertti ve çok mükemmelliyetçiydi.Karşısında titrerdik.Bir gün derse geldi ve bir önceki dersteki yaptığı komposizyon sınav sonuçlarını açıklayacağını söyledi.Biz sessizce bekliyoruz nefes alırken bile çok dikkatliydik arkadaşlarla.Bütün sınav sonuçlarını okudu.Benimkini okumadı.Bir kişi var ama o harika yazmış ve tam puan aldı dedi.Adımı söyleyip kara tahtanın önüne çağırdı.Bana övgü dolu sözler söyleyip komposizyonumu sınıfa okumamı istedi.Ben şaşkın ve mutlu okudum sınıfa.Ondan sonra o öğretmeni de yazmayı da çok sevdim.Öğretmenlerin güzel dokunuşları bana güzel izler bıraktı.Yazmak ile ilgili girişimler de bulunmaya o zamanlarda karar verdim.

Televizyon oyunları

Televizyon izleyen biri değilim.Fırsat bulursam eğer hayata dair filmleri izlemeyi tercih ederim hep.Haberler,diziler,yarışma programları v.b izlemeyi de hiç sevmem.Kişisel tercihim bu tabiiki.İzleyenlere de saygı duyuyorum ama bazen evde işe dalıpta televizyonu açıp unuttuğumda maruz kaldıklarım bana inanılmaz geliyor.Dünyada açlıktan ölen insanlar varken yemek beğenmeyen ilginç gurme özentili tiplerin yer aldığı yemek yarışmaları,karı koca yada gelin kayınvalidelerin yarışmalardaki saygısız ve çirkin görüntüleri,çarpık kişiliklerin yer aldığı kayıp programları,tarz ve konsept giyinmenin en önemli sorun olarak yansıtıldığı akıl almaz moda programları dönüp duruyor tv.de.Bu yarışmalardaki kavgalar,çok çirkin üslup ve beden hareketleri,birbirine saldıran insanlar inanılmaz kötü örnekler.Dizilerde halen fakir kız ve zengin oğlan konsepti olarak devam ederken dizilerdeki genç kızlara evlilik dışı çocuk sahip olmakla roller verilmeye devam ediliyor.Kabadayılar,kavgacılar,karanlık tipler ekranlarda.Erkekler hep karanlık tipler.Gerçek gibi yansıtılan yalanlar,olmayan ama olmuş gibi görüntülenler.Reyting için bize oynanan oyunlar.Çok ilginç sıradışı programlar var ve bunların çoğu da izlediğim reklamlarda gördüklerim.Çoğu programın içeriğini bile bilmiyorum.Sanki bize şaka yapıyorlar yada sabrımızı ölçmeye çalışıyorlar.Bizi kandırıyorlar yada zaten "bunu da izler bunlar"diyerek akıllarına her geleni bize sunuyorlar. Çizgi filmlerde de aşk,kavga,şiddet ögeleri oldukça fazla.Kaliteli yapımlarda var ama o kadar az ki.Ekranda kaliteli bir şeyler bulmakta çok zorlanıyoruz.Bu mudur yani.Bize sunulan izletilmek istenilenler.Bizim de kabul ettiklerimiz.Sonra gençlik nereye gidiyor,çocuklar niye böyle diye dövünüyoruz.Dikkatli izleyin izletin.Biz aslında tv sayesinde farkında olmadan neleri özümsüyor ve neleri normalleştirmeye başlamışız.Televizyon programları vahim durumda.Bize,kültürümüze,yaşayış şeklimize,geçmişten getirdiklerimize,geleceğe ait hiç bir şey yok.Dünya küreselleştikçe ekranlarda küreselleşti.Ama yanlışlar çok,doğrular neredeyse yok olmak üzere.
Sevil ATEŞ

BAZEN BİR TÜRKÜ DİNLERSİN

Bazen bir türkü dinlersin.Aniden apansız yakalanırsın bir yanık türkünün seslenişine.Bir türkü duyarsın,bir anda öylece dalıverirsin işte.Her yer puslanır aniden,derinlerde bir yerlere doğru gözlerin bulutlanır apansızca.Her şeyi unutursun o an mısralar da unutulmuş zamanlara doğru usul usul yol alırsın.Neler neler geçer gözünün önünden sessizce.Zaman da duruverir,etrafındakiler görünmez olur.Öyle bir yerlere gitmişsindir ki,mazi tutuverir elinden,sen de şaşkın bir halde tutarsın da tutamazsın mazinin elinden.
Bazen memleket,bazen bir sevda,bazen bir hayal,bazen bir kayıp,bazen geçen güzel günler pusların içinden çıkıp gelir karşına.Bazen bir türküde dertlenirsin.Türkülerdeki ağıtlarda,yanık yanık mısralarda cesurca ve içtenlikle dillendirirsin sen de ağıdını.Öylesine rahat ve müzik dilinde notalarla.Daldığın derinliklerdeki hissettiklerinin adı olur,sözü olur,türküsü olur dilinde.Utanmadan,çekinmeden bir türküye eşlik edersin içtenlikle,bir türkü söylersin sende tüm ruhunla.Bir türküyle boğazın düğümlenir.Bir ağırlık çöker omuzlarına.Anlam bulanların çokluğundan türküde buluverirsin kendini.Bazen bir türkü dillendirirsin.Gurbete,hayata,sevdaya,geçmişe seslenirsin.Geçmişten gelen bütün yaşanmışlıkların adı olur,şekli olur,lafı olur,sözü olur.Puslar kalkar bir anda,duygular düşünceler vücut bulur,türküne eşlik eder yanıbaşında.Bir başka diyarda gezinirsin,ruhun çoşar,yavaş yavaş bedeninle hüzünlü bir ritm tutarsın da türküyle bir olursun sonra.Belki de anılar rengiyle,kokusuyla,dokusuyla ruhunu ele geçirir.Yaşanmışlıkların ve özlenenlerin buruk tadını hissedersin fark etmeden.Bazen bir tebessüm olur yüzünde,bazen de bir hüzün.Bir türküyle ne çok duyguya sahip çıkarsın.Söyleyemediklerin,söylemek istediklerin bir türkü olur.Bazen bir türkü dinlersin işte.
Sevil ATEŞ