Dün bir arkadaşımla konuşuyorduk,biraz bezgin ve umutsuzdu.Moral ve desteğe ihtiyacı vardı.Kimin ihtiyacı olmaz ki.Dilimin döndüğünce hissettiklerimi paylaşmaya başladım.Yaşamak için devam etmeye,çok fazla sorgulamamaya ihtiyacımız var,dedim.Nasıl olacak o,dedi.Sanki her şey kötüye gidiyor,tükenmiş gibi hissediyorum kendimi, dedi.Çok kolaydı aslında.Sadece uyandığımız güne yoğunlaşmak ve yaşadığımız anlarla meşgul olmak yeter bize,oldu cevabım.Bak dedim,yaşımız kırka geldi,hayat bize neyi öğretti.Evdeki hesap,çarşıya uymaz.Yani ne yaparsam yapalım,bizim hesapladıklarımız,hesaplamadıklarımızla örtüşmez.Hayat için var olmak öyle kolay değil zaten,çünkü adalet en baştan yoktu.Kimin çocuğu olacağımıza karar veremedik,ismimize bile.Düşünsene saç yada göz rengimiz bile bizim seçimimiz değildi.Boyumuzun kaç santim olacağı,ten rengimiz hepsi bizim dışımızdaydı ama sahip olduğumuz her şeyimizle yaşamda biz de vardık.Sağlıklı olmak için çaba harcayabiliriz ama yakalanacağımız hastalıkların hiç birini tahmin edemeyiz.Hayat iyi ve kötü süprizlerle doludur.Yaşadığımız hayatta,sahip olduklarımızla elimizden geleni yaptık.Kaderimiz ve irademizin ortasında bugünkü halimizdeyimiz.Tükenmişlikler yaşıyoruz ama herkes aynı durumda.Bu da geçecek.Bu günler de geçecek.Daha iyi mi olacak ya da daha mı kötü olacak onu da bilemeyiz,ama yaşıyoruz yaşamak gibi bir görevimiz var.En iyisi tadını çıkarmak her şeyin,yarın bugün yapmadıklarımız için pişman olmalıyım bari.Olumsuzluklara ne kadar odaklanırsanız,o kadar mutsuz oluruz.Önce tevekkül,sonra keyfince yaşamaya çalışmak ve de şükür.Bize bu yeter,dedim.Mutlu mu olmak istiyorsun,çocuklarınla mutfakta yemek pişir,bence bu çok keyifli.Mısır patlat,bir film izleyin.Ağaçlara sarıl,çiçekleri kokla ama koparma,bir kaç iyilik yap,hayatında var olanlara iyi davran ve hep meşgul ol bir şeylerle,boş durma,yeter işte bunlar sana.Hiç ilgilenmediğin bir hobi edin kendine,farklılık iyidir.Kendine de iyi davranmayı unutma.Anneysen eğer,zaten güçlü olmak zorundasın,sana muhtaç cananlara karşı yükümlülüğün var.Onlar seni istemedi,sen o çocuğu yada çocukları istedin.Tükendim demekle olmaz,hayat zaten sen tükendin diye seni beklemez,dünya da durmadığına göre,toparlanma zamanın geldi.Hesaplamalar tutmuyor hayatta,bugün olan yarın olmayabilir,bugün olmayanın yarın olabilir,sarıl hayata,nefes candayken yaşam sana bir yük olmasın,sana yoldaş olsun.Zor günler hepimizi bunalttı ama nefes candayken,hayat akıp giderken,hayata tutunmak için olumlu düşünmeye ihtiyacımız her şeyden daha çok,dedim.Arkadaşım ikna oldu,daha iyi hissediyorum şimdi dedi,Bir dost muhabbetimiz.
1 Eylül 2021 Çarşamba
Akşam Üstü
Akşam üstüydü. Gün batmak için veda ederken,sakin bir sessizlik huzur veriyordu hissedebilenlere. Güvercinler heyecanla ötüşüyor, sakinliği dinleyenlere, ötüşlerini armağan ediyordu.Çayı elinde balkonun kenarında oturmuş sokağı dinliyordu.Yoldan geçen araçların sesleri de olmasa huzurun sesini bölen yoktu belki de.Evinin karşısındaki çöp kutusuna,yine bir adam gelmiş,değneği ile kurcalıyor,aradığını bulmaya çalışıyordu.Bitmiyordu hiç,bu acı manzara,birilerinin çöpü başka birilerinin ihtiyacıydı.Titredi birden bir of çekti derinden.Koskocaman dünya ve dünyanın verdikleri yetmiyordu insanlara,emanet yaşanan dünyayı herkes çok seviyordu.Köpek sesleri geliyordu bir sokak öteden,bu dünya bizim biz de varız der gibi sesleniyorlardı.Güvercinler ısrarlıydı bu akşam ötmek için bir heveskar,sesimizi dinleyin diyorlardı.Akşamın kızıllığı yavaş yavaş belirdi.Artık aydınlık,siyahı giyinmeye hazırdı.Bugün de bitmişti,kaygısız ve sıradan.Yarınla buluşmak için gidiyordu usul usul.Bugünün bitişindeki son,yarının başlangıcındaki ilk anlara gebeydi.Hayat gibiydi.Her bitiş bir başlangıçtı.Sabretmesini ve anlamasını bilene.Çayını yudumladı sakince,buluşmaların en güzelini izlemenin huzuru ile doldu içi.Güvercin olmak güzel olurdu dedi.Evini terk etmeyen ama semaya her gün misafir olan.Çatıların etrafında kanat çıpan,doğayı hatırlatan.Çınar ağacının yaprakları kıpırdıyordu sakin sıcak bir meltem esintisinde.Sokak lambaları ışık olmuştu karanlığı delen mahcubiyetleri ile.Parlak ışık seven kanatlılar buluştular yine ışığın yansımasında.Gökyüzü mavi siyahtı.Yapay ışıklar yanmaya başlamış,bardaktaki çay bitmişti.Bir bardak çay huzurunda bugününü yarını ile buluşturmuş,balkonun bir kenarında kendini dinlendirmişti.Ah yalan dünya lopipop gibiydi,çevir çevir tadını çıkar.Ta ki bitene kadar.Gündüzün gidişine de gecenin gelişine de içtenlikle teşekkür edip ayrıldı balkondan.Kendisine bir parça huzur armağan etmişti.Sessizlik,kuş cıvıltısı,bir bardak çay ...
6 Ağustos 2021 Cuma
PES ETMEK YOK
PES ETMEK YOK
17 Haziran 2021 Perşembe
kararlar
Bazen başka kişileri ilgilendiren bazı kararlar alınırken ,kararları alan o kişiler karardan etkilenecek diğer insanları düşünmeli, dinlemeli ve anlamaya çalışmalıdır. Sadece öyle olması gerekiyor demekle yada mecbur etmekle alınan kararlara uyulmasının diretilmesi, alınan karardan etkilenen ve ortak şekilde emek veren insanlara yapılan en büyük haksızlıktır. Acaba diretilen yada bir şekilde usulüne uygun hale getirilmiş kararlara uyulması beklenen kişiler o karardan nasıl etkilenecekler, bunu kararı veren kişi iyice ölçüp tartmalı ve vebal almamak gerektiğini unutmamalıdır.Kişilerin bütün hayatlarını etkileyen, geçmişe ve geleceğe dair yaptıklarını, var ettiklerini ,hatta çokça emek verdikleri her şeyi yok saymak insafsızcadır. Bir çok kişiyi ilgilendiren bir karar alınırken ,tek kişi kendini karar merci olarak görürse zamanla yaşanacak sorunlara davetiye göndermiş olacaktır. Kişi sadece kendi ile ilgili konularda istediği kararı alabilir çünkü bireyseldir ama başka kişileri ilgilendiren konularda karar vermek, o karardan etkilenecek herkes için haktır.Hakları görmezden gelmek, kendi doğruları ile tek başına karar vermek doğru bir davranış değildir. Unutulmamalıdır ki, alınan ah ve yapılan haksızlık döner dolaşır sahibini bulur.
31 Mayıs 2021 Pazartesi
Dünyadan uzak,nasılsın babam
Dünyadan uzak,nasılsın babam,meraktayım seni.
21 Mayıs 2021 Cuma
HIDIRELLEZ
Gelecek için hayal ve umutlara inanmaya,dilekler de bulunup,dua etmeye "Hıdırellez " denir. Aslında Hıdrellez,Orta Asya, Ortadoğu,Anadolu ve Balkanlar'da kutlanan mevsimlik bir bahar bayramıdır.Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan bu gün bize eski bir gelenek olarak miras kalmıştır.İçinde umut,dilek ve dua olduğu için de inanan herkesi davet eder kendisine.Hıdırellez günü, dünyada darda kalanların yardımcısı olduğu düşünülen Hızır ile yağmurların peygamberi hakimi olduğuna inanılan İlyas peygamberin (A.s.)yeryüzünde buluştukları gün olarak düşünülür ve kutlanır.
3 Mayıs 2021 Pazartesi
İsyanlardayım,dedim.
İSYANLAR
İsyanlardayım,dedim.
Hayır,imtihanlardasın,fark edersen kurtulacaksın (Hz.Mevlana) dedi.
Neden bu imtihanlar,insanoğlu kendisini arayan hayat yolcusuyken
Dilimize ve gönlümüze gelenler,neden bize eşlik edememekteler? dedim.
"Gönlüm dilime dargın,dilim gönlüme,gönlüm duygularını anlatamadığı için kızarken dilime,
Dilim anlatamayacağı şeyleri düşündüğü için kızıyor gönlüme (Hz.Mevlana) dedi, bana.
Bende öyleyim.Yaşamdan gelip geçen aciz bir insanoğlu,garip bir hayat yolcusuyum,nasıl olacak?
Şimdi ne yapmak lazım,kırgınlıktan kurtulmak için dedim
Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle.
Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil,kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu (Hz.Mevlana) dedi.
Avundum,ruhumu temizledim,şükürle,tevekkülle,teselli oldum,kendimce.
Nasıl yeniden başlayabilirim ki,dedim.
Bir yandan korkun bir yandan umudun varsa iki kanatlı olursun.
Tek kanatla uçulmaz zaten(Hz.Mevlana) dedi.
Tek kanatla uçumayız elbet,
Ne umudumuzdan,ne de korkularımızdan vazgeçemeyiz ki,
Belki de direnmekte hünerli değiliz.
Kanatlarımı aynı anda takamadığımdan mı
Bu yenilgilere cahilce isyanım ve de korkularım yoksa nasipte mi yok?dedim.
Ümitsizlikten sonra nice ümitler,karanlıkların sonunda nice güneşler var (Hz.Mevlana) dedi.
Sevindim,gülümsedim,teselli oldum,
Umuda teslim olmak,kırgınlıklarımla barışmak mı gerek ,dedim.
Gözyaşının bile görevi varmış.
Ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.(Hz.Mevlana) dedi.
Gözyaşımı silmeye başladım,gülümsemelere hazırlık yapmalıyım öyleyse, dedim.
İmtihan içinde imtihan vardır.
Derlen toparlan da ufak bir imtihana satma kendini (Hz.Mevlana) dedi.
Güçlü olmak mı gerek,yeniden başlamak,
Yeniden denemek,umut etmek mi gerek dedim.
Dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istedim;
Bugün ise bilgeyim, kendimi değiştirdim(Hz.Mevlana) dedi.
Anladım dedim. Kendime döndüm. Anladım.
Yılmış korona psikolojimiz
Yılmış korona psikolojimiz yine sendeledi. Yeni bir psikoloji gerek bize değil mi?Son bir yıldır sabır etmekten tükettiğimiz sabrımız da bizi terk etmiş de, yerine bezmişliği bırakmış gibi. Bahar geçti, yaz geçti, sonbahar ve kış geçti. Bahar tekrar geldi.
Bugün en çok bulutları kıskandım. Doğada en özgür olan onlar sanki. Her mevsim hep gökyüzündeler. Bembeyaz gezinirken şekilden şekile giren huzur veren bulutlar baharlarda yağmur olan ,bazen gri tonlarda hep özgürler gökyüzünde.
Sonra düşündüm, nasıl bir teselliye sığınmak gerekiyordu. Doğaya baktım yine, doğa çok mutluydu bizsiz.Geleceği düşündüm, çocuklarımıza kalacak olan dünyaya, dünyayı mahvediyorduk hep beraber, ama şimdi yapamıyoruz, istesek de istemesek de doğaya ve dışardaki yaşama hasret kalan bizler yine evdeyiz.
Doğa başını dinlemekte ,keyifle özgürce kendisini yeniden var etmekte. Çöp atanları azaldı, mangalcıları, piknikçileri, egzoz gazları da.Doğa bir insan detoksunda kendini yenilemekte. Halinden de çok memnun. Hayvanlar sokaklar da ,bu mekanlar bizim der gibi gezinmekte, kuşların cıvıltıları daha fazla duyulmakta ,çünkü trafik de mecburiyetlerden azaldı.
İnsanoğlu ilk defa yaptıkları ile yüzleşiyor. Gözle görünmeyen bir virüs bizi evlere hapsetti. Acı kayıplarla yüzleştik,ayrılığı ve korkuyu daha da çok öğrendik.
Her şey tersine döndü sanki. Tutsaklar ve özgürler. İnsanoğlu akıllanmazsa daha çok bedeller ödeyecek belki de. Çocuklarımıza daha güzel bir dünya bırakmak için bu koronanın bize öğrettikleri hepimize iyi bir ders oldu, o da anlayabilenlere.
Geleceğe daha güzel bir dünya bırakmak ve daha duyarlı olmayı öğrenmenin tesellisinde olmalıyız. Yine sabır,yine şükür ve daha fazla duyarlılıkta evde yaşama devam. Gelecek güzel günler için dua etmeyi unutmamak da.
"Evde sıkılan çocuklarımız" için neler yapmalıyız?
"Evde sıkılan çocuklarımız" için neler yapmalıyız?
12 Nisan 2021 Pazartesi
UMUT ETMEK
25 Mart 2021 Perşembe
İnanmak.
7 Şubat 2021 Pazar
İNANMAYA İHTİYAÇ DUYMAK ...
Bir bağlanışa ihtiyacım var diye düşündü.Bir kahve yaptı,kendini dinlemeye ihtiyacı olduğunu fark etmişti.Off dedi neden,bu ihtiyaç.Bir bağlanışa ihtiyacım var,ama eksiğimi bilmiyorum diye düşündü.Kahvesini alıp,pencereden dışarıyı izlemeye başladı.İnsanlar yoldan gelip geçiyor,hayat akıp gidiyordu.Bir yerlerde kaybolmuş hissediyordu,nedendi bu hali.Var olduğu yaşamda ait oldukları ve ona ait olanlar avuntu gibi geliyordu bazen.Hayat da bir avuntuydu zaten.
Avunamıyordu bu günlerde,dertli dertli içi sızlıyordu, kalbi sürekli cızırdıyordu kulaklarında.Sıkılmıştı bu halinden,son zamanlarda yaşanan her şey ne kadar da zordu.Hayatının büyük bir kısmı çalınmıştı ve yaşama uyum sağlamak için çaba harcarken mızmızlanmak istemiyordu. Mevsim zordu,ruhu da mevsim gibi soğumuştu.Bu zor günler nasıl bitecek diye dertlendi yine.
Yaşama ara vermek gibiydi her şey.Evde hayat diyorlardı,aylardır evde hayatı kucaklıyordu.Her güne mutlu uyanmayı çalışıyor,rutinleri ile yarenlik ediyordu.Bugün bıkmıştı her şeyden,bağlanmak için umutları tükeniyor gibiydi.Şükür etmek için nedenlerini sıraladı,sıraladıklarından sonra biraz teselli bulmayı bekliyordu ama aylardır bu tesellilerle kendini teskin ediyordu zaten.
Plansız yaşamak zor geliyordu,geleceğe umutla bakmak istiyordu.Düşündü,eskiden insanlar tam da bu şekilde yaşıyorlardı belki de.Hayatın verdiği çokuluklarla, hayatın yaşamaya alışmışken şimdi kaybettikleri ile oyuncağı kırılmış çocuklar gibi hissediyordu.
Eskilerde insanı hayata dair oyalayan şeyler o kadar azdı ki oysa.Şu andaki hali bile onların o halinden çok daha fazlasıydı.Kendi hallerinde yaşayan atalarını düşündü.Bir iki odalı evde,bir tencere yemekle,bir toprak parçasında çalışarak,evde geçen günleri vardı onların da.Dünya teknolojiye teslim olmadan önce hayatlar ne kadar sadeydi.Küreselleşen dünyada hastalıklarda küreselleşmişti.Uzun bir süredir bekliyordu,hayatı eskisi gibi kucaklamayı.Aklına hiç gelir miydi?Maskeli insanlar sokaktalar.Geçen gün maskesini takmayı unutmuş,sokağa çıkmıştı,panikle hemen maske almak için sağa sola bakarken,mahalle bakkalında bile maske satıldığını fark etmişti.Her şey ne kadar tuhaftı.
Bir bağlanışa ihtiyacım var diye düşündü.Bu ara yeni bağlanışlara ihtiyacım var çünkü hayat ;bize değil, biz hayata uyum sağlamak zorundayız.Sokaktaki çöp kutusunu karıştıran yaşlı amcayı fark etti.Utandı halinden,yardıma koşmak istedi ama amca bisikleti ile uzaklaştı hemen.Kahvesi bitmişti,içinde bir eziklik hissetti.Neyi sorguluyorum ki dedi,herkes benim gibi hissediyor,herkes zaten bu aralar avunmaktan tükendi.Kitap okumaya karar verdi,zihninin sorgularından kurtulmak için.
Mevlananın sözleri aklına geldi.Tekrar etti kendi kendine.”Bir gün gelir açmaz dediğin çiçekler açar.Gitmez dediğin dertler gider,bitmez dediğin zaman geçer,hayat öyle bir sır ki,önce şükür,sonra sabır,sonra da inanmak gerek”.
25 Ocak 2021 Pazartesi
Hoş geldin 40 yaşım
23 Ocak 2021 Cumartesi
Yaşamanın avuntusun da geçiyordu, zaman.
Yaşamanın avuntusunda geçerken günler,
Yaşamdan
bezmemek içindi,belki de gündüzler,
Geceler
de de ,bir uyku hali, hayattan vazgeçişken
Sayılarla,sıralamaların
akışına,kapılmış gitmişti hayat.
Sabahlar,akşamlara
kavuştukça,
Geceler
de uykuya teslim oldukça,
Gün,hafta,ay,yıl
dizildikçe art arda,
Avuntulara,dair
gün sayıları da çoğalmaktaydı.
Yaşamak,sayılara
kendini adamışken,
Hayaller,umutlar,planlar
adanmışlıklara,uyum sağlamışken,
Yaşamak,
hep yarını düşlemeyi tembihliyorken,
Geçmiş
de, gelecekle arkadaşlık ederken,
Yaşamanın
avuntusunda geçiyordu zaman.
17 Ocak 2021 Pazar
Bazen bir yerde bir hikayemiz başlar.
Bazen bir yerde bir hikayemiz başlar. Hikayemiz başlarken hissederiz
aslında o yerdeki hikayelerin bize nasıl hissettireceğini.
Hissetmek yetmez ama , yaşanmadan tamamlanmaz hikayeler. Her hikaye başlamalı,
yaşanmalı ve bitirilmelidir.
İşte bu yüzden, evrende sana dair olan ve henüz yaşanmayan hikayelerin
yaşanması ve eksiklerin tek tek tamamlanmasını beklersin ve hissettiklerinle de
yüzleşirsin çoğu zaman.
Hikayelerin sırlı bir yazılmışlıkla , kendi içindeki bütün parçaları yapboz
gibi tamamlandığında biter.
Hikayelerin sonu mutluysa hikayeni yaşandığın o yerleri seversin
ayrılamazsın, mutlu değilse eğer sevemezsin ,gitmek istersin o yerlerden.
Sevemediysen eğer, bir gün o yerle ilgili bütün hikayelerini bitirir ve
yeni hikayeler için yeni yerlere gitmek istersin. Olmamıştır, olamamıştır. Tebdili
mekanın ferahlığını arar durursun.
Bulduğun yerde ise yeni hikayelere başlamak ve devam edecek olan güzel bir hikayede olmak istersin.Bazen bir yer arar durursun işte, yeni bir hikayeye başlamak için. Bulduğun bu yer senin yeni hikayenin başladığı yerdir artık. Kendi hikayeni bulduğuna inanana kadar, hikayeden hikayeye gezintin devam eder.
Hikayelerinde farklı bakmayı da öğrenirsin. Sarı yaprakların birlikteliğindeki kırmızı, mor,yeşil yapraklar olabilmeyi öğrenirsin bazen.Aslında biz kadınlar hayatımıza sahip çıkmalı,yaşamayı başkalarına yada yarınlara bırakmamalıyız.Bu yüzden hayatımızda yeni dilekler,yeni umutlar,yeni hayaller,yeni başlangıçlar olmalı her daim.Hayatımız bizim en önemli rolümüzü oynadığımız film gibidir,ana karakter de biz olduğumuza göre hayatımızı kendimiz için,kendimize göre yaşamaya çalışmalıyız.Hayat bir var oluş ise var oluşumuzun hikayesini anlatmak da bizim hayattaki duruşumuz ve yaşamdaki uğraşlarımızla ilgilidir.
Hayat bizden mücadele,emek,çaba,iyilik ve pozitif enerji ister.Hep direniş içinde,hayata baş kaldırı gücünü var edebilmeliyiz ruhumuzda.Bardağa dolu tarafından bakabilmeyi ve doğrularımızla var olmayı gerektirir hayat yolculuğumuz.Üç yapraklı yoncaların arasında dört yapraklı yoncayı bulmak için uğraşmak gibidir hayatlarımız.Hep beklenti ve daha iyisini,güzelini,özelini elde etme tercihlerimiz de; şekillendirdiğimiz hayat filmimizin fragmanlarıdır.Kapattığın sayfayı yeniden açmamak,başkaları için değil kendin için yaşamak,bazen biraz bencil,gerektiğinde zamanlarda narsist,varyemezlikten uzak,fazlasıyla kendin ve sevdiklerin için yaşamayı gerektirir hayat.Role girmelisindir,hayat hikayenin filmsahnelerinde.Her duyguyu,her rolü kendine göre tecrübe etmelisin kendince.
Hayatının hikayesinin,yazarı da oyuncusu da sensin.
5 Ocak 2021 Salı
Yeni yıllar neden bu kadar mutlu ediyor?
Yeni yıllar neden bu kadar mutlu ediyor?
Değişen rakamları kutlamak..Cevabı da çok basit aslında,hayat devam edip giderken yeni umutlara,yeni başlangıçlara duyulan ihtiyaçlar yada hayalleri dillendirmenin keyfine varmak.Aslında değişen sayılar bize bir şey getirmiyor bunun hepimiz farkındayız.
Çocuklar için mutlu haberler,en çok istedikleri şey oluyor büyüyorlar.Peki ya yetişkinler, umutlarını yada hayallerini gerçekleştirmek için yeni başlangıçlar yapabiliyorlar mı?Başarıp da istediklerini elde edenler bu yıl çok şanslıydım inancı ile değişen rakamlara pozitif enerji gönderiyorlar.Oysa ki her olan evrenin ve insanın birlikteliğindeki uyumda.Gerçekten istemek,belki çokça hayal etmek,bunlarla yetinmeyip çaba harcamak.
Şans,aslında insanın kendi benliğinde.Kalpten gelen ve en samimi olan avuçlarımızdaki dualarımızda. Şans denilerek elde edilenler de insanın ulaşmak için harcadığı emekte gizli.Uzun süren bekleyişlerin sonuçlarına ulaşma zamanlarının adının söyleniş biçimi.Ve hayatın adaletinin tecellilerini yaşamak bazen.Ataların dediği gibi,iyilik yap iyilik bul,kötülük yap kötülük bul.Hayatın özetindeki değişmeyen kuralların döngüsüne girmek.Ya olmayanlar.Olmayanlar için yine umut var zaten.Değişecek rakamları beklemek yine umut etmek,hayalleri dinlendirmek.
Yeni yıl.Yeni olan her şey güzeldir,çekicidir,farklıdır. İnsanoğlu yeniyi sever,yenilik değişikliktir.Bu yıl yeni yıla girerken yeni şeyler istemek aklımıza gelmedi,çoğumuz eskilerimizi istedik.Evrene gönderdik,sağlık,mutluluk,koronasız günler.Ne az şey istedik.Aslında ne çok şey istediğimizi en iyi biz biliyoruz.
3 Ocak 2021 Pazar
Korona da biz...
Ne kadar çok değişti hayatımız.Bazen gerçek mi değil mi, diye halen aklımızı yokluyoruz.Sanki akıl almaz bir rüyadan uyanacak yada hiç uyanamayacak gibi hissediyoruz.Çin'de bir virüs salgını diye başlayan haberlerden sonra geldiğimiz noktayı idrak etmekte halen zorlanıyoruz.Önce özgürlüklerimizi,rutinlerimizi kaybettik.Sonra yaşam alanlarımız küçüldü ve bizler bunlar geçecek diye bekledik umutla.Maskeler hayatımızın olmazsa olmazı oldu,sokakta bütün insanları maske ile görmek ne kadar da farklıydı,ona da alıştık.
Korona bitmedi ama bize daha da çok yaklaştı,yanı başımıza geldi,ailemizi,sevdiklerimizi bizden ayırdı.Kayıplar vermeye başladık en yakın taraflarımızdan.Bu yaşananların gerçekliği ve tuhaflığı arasında bir yerlerde kaybolduk.Korona bitmedi,panik ataklar arttı,mutsuzluklar,umutsuzluklar arttı. Tükenmişlikler yaşadık.Yine de her gün bir sabaha uyanıyorduk, hayat devam ediyordu.Endişelerimiz ellerimizde,zihnimizde,ceplerimizde her tarafımızda bizimleydi.Ama her güne mutsuz uyanmak,her günü endişe ile yaşamak,panik olmak en çok bize zarar veriyordu.Bu yeni yaşam düzenine alışmak ve kabul etmek ancak bu süreci daha kolay hale getirebilirdi.En çok da meşgul olmak.Kendimize ayıramadığımız zamanlarımızda yapmak istediklerimiz bizi teselli edebilirdi.
Teselli gerekti bize.Umut edebilmek için,her yeni güne başlayabilmek için,şükür etmeyi öğrenebilmek için. Şımarıklık da yapmamak gerekti;bu süreci çok zor geçiren,çok fedakarlık yapanları düşünmek lazım geliyordu mutlaka.Büyük kayıplar yaşayanları hissetmek lazımdı,acıları tarif edilemezdi ki. Kurallara uymayanlara duyarsız kalmamak lazımdı.Empati en çok da empati lazımdı hepimize.
Bize gerekenleri unutmamak gerekiyordu.Geleceği güzel hayal etmek gerekti.Hayaller kurmak ve sabırla beklemek lazımdı bize.Önceki hayatları düşünmek lazım gelirdi.Teknoloji yoktu,sohbetler vardı.Kitaplar yoktu anlatmak vardı.Hazıra konmak yoktu,el emeği vardı.Sabır vardı,yokluk vardı.Varlığın kıymeti vardı.Üretim vardı.Sen de üretmeye devam et yada yeni başlayanlardan ol.Kendi için üretmen gerekmiyorsa eğer yaşam için,başkaları için üret.Bir faydan olsun insanlara.Evinin önüne bir kap yemek ,bir kap su koy mesela.Balkonuna ekmek kırıntıları bırak her gün.Çocuklar için bebekler ör.İhtiyacın olmayanları ihtiyacı olanlara ulaştır.Yardıma muhtaçlara yardım et.En kolay olanlardan başla.Daha saymaya gerek var mı,iyi hissedeceğin bir şeyler yap artık.
Hayat ,oflamalarla puflamalarla renklenmiyor değişmiyor işte anla.Sen bir kaç renk dahil et hayatına.Sınırlı bir alanda, sınırlı bir ortamda yap bunu.Yapanlar nasıl da yapıyor bir baksana etrafına,yine de her güne mutlu uyanan,her gün şükredenler,sabır edenler var.Onlar nasıl başarıyorsa sende başar.Seyirci olma,uyumlu ol.
