PES ETMEK YOK
Biraz eksik hissediyoruz bugünlerde.Biraz yorgun,biraz eksilmiş,biraz da umutsuzuz uzun süredir.Dünya acımasız bir hale geldi,dünyayı suçlamak da haksızlık aslında çünkü aslında insanlar acımasız.
Biz dünyanın sonuna mı denk geldik,ya da küreselleşmek bir oyun mu? Biz mi oyuncularız?
Ne kadar da vahim kelimeler ve cümleler değil mi? yazdıklarım. Of ne kadar da iç daraltıcı. Bence öyle.
Koronadan sonra çok şey kaybettik,üst üste gelen felaketler,kayıplar,afetler,ümitsizliği mi musallat etti ruhumuza?
Ne kadar üzülebiliriz? Ne kadar dayanabiliriz? Ne kadar vazgeçebiliriz? Öyle bir seçim hakkımız yok, pes etmek yok yani.
Pes etmek şansımız yok madem, direnmek zorundayız?
Hayatta var olmamız sadece kendimizle ilgili değil zaten. Her şeyi boşverip, alıp başımızı gidecek lüksümüz yok.
Toplumsal rollerimizin kıymeti var. Ebeveyn olmak, çalıştığımız alanlar ve de yaratılmış olmak.
Kaldırımların arasından çıkan otlar gibi üstesinden gelmeliyiz hayatın.
Atalarımız ne demiş? Çıkmadık candan umut kesilmez, o zaman umudu yetim ve öksüz bırakmamak gerek.
Bizler, bir kaç dönüm tarla,bir inek, bir iki tavukla,ekinleri ekip biçmenin gayretinde,gaz lambası ışığında,yıldızların örttüğü gecede,at ve eşeklerle yolculuklar yapılan günlere doğmadık.
Biz bu zamanlara doğduk.Herkes çok yılgın,ama her acı geçici.Geleceğe bırakmak zorunda olduğumuz çocuklara sahibiz üstelik.Yeniden çalışmalı,üretmeli,umut ekmeliyiz.
Doğa anneyi taklit etmeliyiz.Kendisini var etmekten asla vazgeçmeyen,çalısı,çırpısı,otuyla sürekli bir yerlerde yaşamı temsil eden doğan anadan ilham almalıyız.
Hepimiz daha dikkatli, daha duyarlı olmalıyız.
Duvarı nem,insanı gam öldürürmüş. Gamınızın fazlasını yaren etmeyin kendinize. Gülümseyin yine arada sırada, umut edebilmek için,devam edin her şeye,bırakmayın,pes etmeyin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder