21 Ocak 2020 Salı

Okul öncesi öğretmeni gibi hissetmek


Dört yıl lisans eğitimi ile üniversitede sen de diğer öğretmenler gibi belki de daha fazla emek çekerek öğrencilik hayatını geçirirsin.Okul öncesi öğretmeni olacaksın diye sana kimse üniversite de akşama kadar oyun oynatma ile ilgili bilgiler yüklemez.Anatomi v.b. dersler için tıp hocası sana latince bütün kelimeleri öğrendiğin dersler için biraz tıp eğitimi,matematik için matematik hocasından ileri matematik öğrenimi,ingilizce için ileri ingilizce eğitimi ve bilgisayar dersinde bilgisayar eğitimi dahil eğitimler alırsın.Bunların yanı sıra diğer arkadaşlarından daha çok ödevle boğuşarak daha çok masrafla üniversiteyi bitirirsin.Bitmek bitmeyen staj yerleri arasında yıllarca koşuşturursun.Arkadaşların sadece vize ve final dönemlerinde çok yoğun dönemler geçirirken bitmeyen raporlar,materyal hazırlama ile sen hep bir koşuşturma ile öğrenciliği bitirirsin.Onlar bile haline şaşırır "senin bölümün de çok yorucu derler" sana.Ardından kpss ile atandıktan sonra oh atandım (öğretmen) oldum diye mutlu olursun.Mesleğe adım atar atmaz ;anlarsın ki çok fedakarlık isteyen bir öğretmenlik kariyeri seni bekliyor olur.Mesela ;altı saat kesintisiz derse girip,ücretini bile eksik alırsın.Bir okul öncesi öğretmeni sınıftan ayrılamaz çocukları tek başına bırakamaz,bu durumu kabul eder fedakarlık yaparsın.Öğrencilerini zaten sınıfta yalnız bırakamazsın.
Eğer anaokulunda çalışıyorsan,yanlış algı yüzünden öğretmenliğin ikinci plana itilerek ;eğitimden önce yemeğini yedi mi?terledi mi?üşüyor mu?sıcak mı?soğuk mu?göndersem ilacını içirir misin? dediğinde sorulara;biraz kırgın ama öğrencilerin yaşları küçük olduğu anlayışla cevap verirsin.Sürekli materyal gerektiren bir eğitim programın olduğu için veliden yada okul idarenden sürekli taleplerde bulunmak zorunda kalırsın.Evdeki kullanmadığın ve kullanabilirim düşüncesiyle her şeye hazine gibi davranır,çocuklarının oyuncaklarını bile sınıflarında değerlendirmeye çalışırsın.İlkokul bünyesinde çalışıyorsan daha çok öğretmen gibi hissedersin.Çünkü orada velin sana daha bir öğretmen gibi davranır.Ne oyuncağa,ne materyala,ne de nefes almaya olan ihtiyacın bitmez.Bazen velin yüzüne yüzüne "aman hocam bu sene önemli değil,ama seneye ilkokul çok önemli,çok uğraşacağız,sen bizi idare et" bile der. Afallarsın önemsizliğin canını acıtır.Canla başla çalışır,olmadığı sanılan eğitim programındaki kazanımlarına ulaşmak için çabalar durursun.Tam sınıfın dikkatini toplayıp bir hikaye anlatacak olursun biri tuvalete gider,sonra hepsi gitmek ister,biri su içmek ister hepsi ister.Sabırlı beklemeyi öğretmen olarak tekrar tekrar denemeyi öğrenirsin.Çocukları parka çıkarırsın,"aman senin öğretmenliğin ne kolay oyun oynat dur "derler.Sınıf beslenme saatini gören;"oh yarım saat böyle geçiyor ne rahatsın" der.Etkinlik yaptırırsın;"senin iş kolaymış fotokopiyle çoğalt dağıt boyasınlar" derler.Derler de,derler.Sen sınıfına gelen o küçücük çocuğa neler neler öğretirsin de;meslektaşların bile seni anlayamaz bir türlü.Okul öncesi öğretmenliğini kolaycılık olarak görürler.Sen yalancıktan öğretmen onlar da gerçek öğretmen olurlar malesef.Oysa ki resim(sanat)
,dil,müzik,drama,fen,oyun,okuma yazmaya hazırlık ile ilgili bir çok kazanıma ulaşmak için eğitim veren öğretmenleriz biz de.Motor,sosyal duygusal,bilişsel,dil,özbakım becerileri ile ilgili kazanımlarımız var eğitim programımızda.Size farklı gelebilir ama belki biraz çocuk gibiyiz,belki duygu ve düşüncelerimizle de çoşkuluyuz.Bizi anlamakta zorluk çekiyorsunuz ama biz okul öncesi öğretmenleri 4-6 yaşındaki çocuklara öğretmeniz.Biraz çocuk gibi olmamız da sakınca yok zaten,olması gereken de bu.Bunlar şikayet değil,hele öğretmenliğim ile ilgili hiç şikayetim yok.Meslekte on yedinci yılımdayım.Çoğu okulda istenmeyen bölüm yada öğretmen olan okul öncesi öğretmenlerinin varlığın bile batar insanlara.Biraz toplumsal algı ile ilgili şikayetteyim sadece.Biz de gerçek öğretmeniz demek istiyorum nacizane.Ben mesleğimi seviyorum ve elimden geleni yapıyorum.Okul öncesi öğretmeni gibi hissediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder