Öğretmen olmak neydi?Kocaman bir ortaklık, yaşanmışlıklar ve hayata dair dokunuşların ismiydi.Öğretmen olmak;öğreten olmak,eğiten olmaktı.En başta işini severek yapmak ile başlıyordu öğretmenlik.Sabırdı,sevgiydi,emekti. Tabiiki bir maaş karşılığı vardı ama öğretmenlik mesleğinin karşılığı olmayan duyguları da tarifsizdi.Öğretebildiğin her şey için sevinen, emeğinin karşılığını en çok öğrenenlerini gördükçe mutlulukla karşılayan kişiydi öğretmen.Her çocuğa sevgiyi ve ilgiyi eşit miktarda verebilmek ama bazen farklı ihtiyaçları olan çocuklara farklı fedakarlıklar yaparak onlarla da ilgilenebilmekti öğretmenlik.Sınıfa girince önce günaydın demeyi öğretmekle başlayan süreçte konuşma,görünüş,öğretme etkinlikleri ile öğrenciye örnek olmak ve öğretme isteğini sınıfta uygulabilmeyi hedeflemekti.Ortak varlığımız olan çocuklar için veliler ile yönlendirici,açıklayıcı,geliştirici iletişim kurallarına özen göstermekti.Sınıftaki dengeyi sağlamak,her öğrenci için aynı özene sahip olmaktı.Akademik öğrenmelerin yanısıra milli,insani,kültürel değerleri de öğretebilmekti.Öğrencilerine hayatı öğretmek ve onlarla yeniden hayatı öğrenmekti. Öğrencinin özel hayatındaki yoklukları,eksikleri için tamamlayıcı olmaya çalışmaktı.Öğretmeye çalışırken bir taraftan da yeni öğrenmeleri de öğretmenlik bilgi ve becerilerine dahil edebilmekti.Öğrencilerine bazen anne bazen baba olmak,sorunlarını çözmelerine yardımcı olmaktı.Bir tatlı gülüş,kocaman bir sarılma,bir kaç sevgi sözü ile çook çook mutlu olmaktı.Öğretmenler gününde emek verdiğin kocaman yürekli öğrenci ve velilerin tarafından öğretmenliğine verilen değerin tekrar tekrar hissettirilmesiydi.
Öğretmen gibi kokmaktı...
Öğretmenlikte on yedinci yılımdayım.Öğrencilerim daha minicik gibi ama hepsi akıl küpü.
Dün öğrencilerimin bazıları,özellikle kızlar bana gelip sarıldılar.Biri gelince diğerleri de geldi.Hiç duymadığım bir şey söylediler.Birinin başlattığı bu cümleyi, hepsi bir ağızdan söylemeye devam ettiler.
On yedi yılda ilk defa;
-Öğretmenim biliyor musun,aynı öğretmen gibi kokuyorsun" dediler.
-Nasıl yani dedim.Öğretmenler nasıl kokar ki?
Biraz düşündüler.Cevabı da biraz bildikleri gibi ifade ettiler sanki.Güzel,harika v.b. gibi cevaplar verdiler.Bu arada da çiçek koklar gibi beni koklama yarışına girdiler.
Ben şaşkın güldüm,onlar da güldü.Sanırım yıllar geçtikçe öğretmen gibi de kokmayı da başardım.
Abisinin öğretmeniyken beni iyice benimseyen,"benim pembe öğretmenim" diyen bana nergisler getiren küçük bir yakışıklım var benim.Neden pembe öğretmen derseniz,pembe başörtüsü daha çok taktığım için.Kırmızı takıncada "kırmızı başlıklı kız gibisin öğretmenim" diyen öğrencilerim de oldu.Koşulsuz sevgi çocuklara özel.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder